Kadınların doğurganlık hakkında bilgi ve deneyimleri üzerine sınırlı bir araştırma: Şırnak örneği
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Kadın Çalışmaları Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: SİBEL AÇAR SALTAN
Danışman: Berna Arda
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tez çalışmamızda, Şırnak'ta yaşayan kadınların doğurganlık sayısının fazla olması ve korunma yöntemleri ile ilgili yeterince bilgilerinin olup olmamasından kaynaklanan sorunlar özellikle kadın hakları ve sağlığı açısından ele alınmıştır. Kadınların doğurganlık sayısı üzerinde toplumun etkisi olduğu hipotezinden yola çıkılarak, toplumun doğurganlık üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Araştırmamız, çok yönlü yapısından dolayı nitel yöntem takip edilerek, katılımcılar ile derinlemesine görüşmeler yapılarak gerçekleştirilmiştir. Araştırma örneklemini oluşturan, Şırnak'ta yaşayan ve en az üç çocuk sahibi olan 20-55 yaş arası kadınlar ile birebir yapılan görüşmeler nitel yöntemin yapısına uygun olarak katılımcıların belirlediği ve rahat ettiği ortamda yapılmıştır. Ayrıca, nüfus politikalarının sağlık hizmetlerine yansımasını ve kadınların yaşadığı sağlık sorunlarını incelemek amacı ile kadın doğum uzmanı olan kadın hekim ve hemşire ile yüz yüze görüşülmüştür. Görüşmeler sonucunda, katılımcıların fazla doğum sayısının nedenleri, bu konudaki düşünceleri, korunma yöntemleri ile ilgili bilgileri, sağlık hizmetlerine erişimleri ile ilgili veriler fenomenolojik yaklaşım ile değerlendirilmiştir. Kadının Dünya'da ve Türkiye'deki konumundan başlayarak, Şırnak özelinde kadının eğitim ve ekonomik açıdan konumuna değinilmiştir. Doğurganlık verilerinde Şırnak'ta doğum hızının hala yüksek olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Mevcut politikaların kadın bedeni üzerindeki olumsuz etkisi ve üreme sağlığı yöntemlerinin bu bölgelerde yetersiz veya işlevsiz olduğu konusu irdelenmiştir. Yürüttüğümüz bu saha çalışması sonucunda, katılımcıların sağlık personelinden, eşinden, toplumdan çekindikleri için soru soramadıkları, bilgi edinemedikleri ve dolayısı ile istedikleri zaman istedikleri gibi korunamadıkları bilgisine rastlanmıştır. Ataerkil yapının sonucu olan bu güvensiz ortam, kadınların hareketlerini sınırlamış ve üreme sağlığı hizmetlerine ulaşabilmelerine de engel olmuştur. Kadınların doğurgan olması ve annelik rolünü üslenmesi ile ilgili toplumda bir baskının olduğu ortadadır. Görüşmelerde karşılaştığımız cinsel yetenek ve fertiliteyi ıspatlamak olgusu hala çoğu toplumda kadın ve erkek statüsünün başlıca belirleyicisi olarak görülmektedir. Bu durum Şırnak özeli için de geçerli olup kadınların doğurma davranışlarını oldukça etkilemiştir. Kürt nüfusu ile ilgili düşünceleri de bu kadınları korunma yöntemlerinden uzaklaştıran farklı bir faktör olarak kadınlar tarafından dile getirilmiştir. Sonuç olarak, bu bölgedeki yüksek doğurganlık oranını sadece doğunun kültürel yapısının değil, dini, politik ve ekonomik faktörlerin de etkilediği ortaya çıkmıştır. Toplumun bilinç ve eğitim seviyesinin yükseltilmesi, ataerkil düşünce yapısının dönüştürülmesi ve sağlık hizmetlerinin geliştirilmesi, sorunun çözümü açısından etkili olacağı düşünülmektedir.