Romatoid artrit ve osteoartrit ile takipli hastalarda temporomandibular eklemin ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ACEHAN KAYRA AYDOĞAN
Danışman: TAHSİN MURAT TURGAY
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Giriş ve Amaç: Romatoid artrit(RA) sinovyal membranları tutan, temporomandibular eklem tutulumu da gözlenen sistemik inflamatuar bir hastalıktır. Temporomandibular eklemin en yaygın artrit tipi ise dejeneratif artrit olup sıklıkla travma, radyoterapi, geçirilmiş cerrahiler sonrası çene ekleminde dejeneratif değişikliklere bağlı olarak görülmektedir. Bu çalışmanın amacı sistemik inflamatuar bir artrit olan Romatoid artrit ile takipli hastalarda Temporamandibular eklemin Ultrasonografi ile radyolojik olarak incelenmesi ve bu bulguların osteoartrit ile takipli hastalarda ve sağlıklı popülasyon da saptanan çene eklem bulguları ile karşılaştırılmasıdır. Materyal-Metod: Çalışmamız vaka- kontrol serisi olup romatoid artrit ile takipli 20, çene bölgesi dışında osteartrit tanısı alan 20 ve çene eklemini ilgilendiren hastalığı bulunmayan 20 gönüllü çalışmaya dahil edilmiştir. Tüm katılımcıların sosyodemografik özellikleri kaydedilmiştir. Ek olarak RA grubundaki gönüllülerden hastalık tanı yılı, kullandığı ilaçları, ESR ve CRP değerleri, RF ve Anti-CCP antikor varlığı, DAS-28 skorları not edilerek görsel analog ölçeği ve sağlık değerlendirme ölçeği uygulanmıştır. Temporomandibular eklem şikayetleri, fizik muayene bulguları kaydedilmiştir. Katılımcılara temporamandibular eklem patolojileri saptamak amacıyla temporomandibular eklem USG uygulanmıştır. 18 yaşın altında, aktif malignitesi olan, çene eklemini ilgilendiren operasyon öyküsü, geçirilmiş çene travması öyküsü bulunan, baş/boyuna radyoterapi alan ve bifosfanat kullanım öyküsü olan hastalar çalışmadan dışlanmıştır. Elde edilen veriler istatistiksel olarak karşılaştırılmıştır. Bulgular: RA grubunda 17, OA grubunda 17, sağlıklı grupta 16 kadın gönüllü olup ortalama yaş RA grubunda 56,2, OA grubunda 54,0 ve sağlıklı grupta 50,2 olarak görüldü. RA grubunda tanı süresi ortalama 13,9 yıl olup anlamlı olarak OA grubuna göre daha daha yüksek saptandı(p=<0,001). RA grubunda katılımcıların %60'ında Anti-CCP antikoru, %70'inde RF antikoru pozitif saptandı. CRP değeri RA grubunda anlamlı olarak daha yüksek saptandı(p=0,001). Uygulanan her iki ölçek anlamlı olarak RA grubunda daha yüksek değerlerde bulundu (sırasıyla p=<0,001, p=<0,001). Ancak eklem dejenerasyonu ile CRP, ESR, DAS-28 değerleri, steroid öyküsü, aktif steroid kullanımı, hastalık tanı süresi arasında istatistiksel farklılık saptanmadı. RA grubunda anlamlı olarak daha sık çiğneme sırasında ağrı saptandı(p=0,045). TME ekleminde ağrı ve klik sesi gruplarda benzer görüldü. Fizik muayenelerinde TME palpasyonu ile hassasiyet RA grubunda anlamlı olarak daha sık gözlendi(p=0,006). Gruplar arasında kapsül kalınlıkları açısından anlamlı farklılık saptanmadı. USG' de eklem dejenerasyon bulguları Normal/ Normale yakın, Hafif/ Hafif-Orta, Orta/Orta-İleri/İleri olarak birleştirilerek yapılan analizde gruplar arasında Sağ TME dejenerasyon dereceleri açısından anlamlı farklılık saptandı(p=0,003). Tartışma ve sonuç: Literatürde değişken oranlarda TME tutulumu tanımlanmış olup çalışmamızda RA grubunda sağ TME' de hafif ve üzerinde eklem dejenerasyonu 17 hastada (%85), sol TME' de hafif ve üzerinde eklem dejenerasyonu 15 hastada (%75) gözlenmiştir. RA' da TME tutulumu, hastaların rutin değerlendirilmesinde göz önünde bulundurulmalı ve bu değerlendirme RA'nın erken dönemlerinde başlatılmalıdır. Hastaların eklem spesifik şikayetleri dikkatle dinlenmeli, TME eklem muayenesi hastalara uygulanmalıdır. Böylelikle insan yaşamı için önemli fonksiyonlara sahip bir eklemde hastalık tutulumuna bağlı ileri dönemde oluşabilecek deformitelerin önüne geçilebileceği unutulmamalıdır. Çalışmamızda RA ile takip edilen hastalarda TMJ eklemi kolay uygulanabilirliği, radyasyonu, erken sonuçları ve düşük maliyeti ile ultrasonografi ile değerlendirildi. TME tutulum sıklığını araştırmak ve kemik, yumuşak doku patolojilerini netleştirmek amacıyla daha geniş popülasyonda hasta grupları ile eklem ve yumuşak doku için daha spesifik ileri görüntüleme tetkikleri ile değerlendirilmesi önerilmektedir.