Post-antropolojik felsefelerde adaletin imkânı


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: NAZAN YEŞİLKAYA

Danışman: HASAN YÜCEL BAŞDEMİR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Dünyanın günden güne belirsiz bir geleceğe doğru yol alması, teknolojinin insan evriminin evrelerinden biri olarak belirmesi ve bizlerin donuk makinelerden insani niteliklere sahip fakat insandan daha kusursuz makinelere geçiş sürecinde olmamız gibi etmenler ontolojik sorgulamalara neden olurken "insan nedir?" sorusunun ele alındığı referans önemli bir kopuşa sahne olmaktadır. Batı dünyasının teknolojiye sunduğu sınırsız öncelik ile insani gelişim adına yürütülen yeni teknoloji (biyo/nano/teknoloji, nöro-farmakoloji vb.) uygulamalarının evrenselleşerek insan doğasını değiştirmesinin etik ve politik anlamda yeni adaletsizliklere yol açabileceği şeklinde ihtimaller dile getirilmektedir. Daha yalın bir anlatımla, dünyamızın aşırı süratle geçirdiği dönüşüm, hayatımızın her evresini etkilerken insanlık yeniden tanımlanmaktadır. Post-antropolojik felsefelerde bu durum önemli bir argümantasyon olarak araştırmamızda Adalet ne olacak? sorusuyla gündeme gelmektedir. Şimdinin karmaşık ve çok katmanlı yapısını post-antropolojik felsefeler eşliğinde mercek altına alarak post-human (posthümanizm, transhümanizm, antihümanizmin vd. bilimlerin heterojen manzaralarını içeren bir terimdir) ve adalete dair ufku genişleten argümanlar eşliğinde çağımızı okuyabilmeyi hedefledik. Post-human ve postmodern adalet dizgeleri üzerine inşa etmeyi planladığımız bu çalışmanın güzergahında postmodernizmin düşünce ve yönelimlerinin analiz edilmesine ve adaletin aktörü olarak insana ait potansiyel dönüşümlerin irdelenmesine yer verildi. Postmodern dönemde adalet ve özne fikrinde yaşanan değişim ve dönüşüme nelerin sebep olduğunu araştırarak ve bu değişimler sonucunda kimlik ve farklılıkların oluşumunda ve yapısında ne gibi farklılıklar meydana geldiğine ilişkin tutarlı düşünceler ileri sürmeyi hedefledik. Çalışmamız yeni insan metaforlarını konu edinerek güncel ve varsayımsal hususlar üzerinde bizleri özenle düşünmeye ve etik bir perspektiften insanı ve adaleti yeniden değerlendirmeye davet ediyor.