Psikotik hasta grubunda otistik özelliklerin hastalık sonuçları açısından incelenmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2023
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ SILA AHİ ÜSTÜN
Danışman: Meram Can Saka
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Otizm ile psikotik bozukluklar arasında klinik görünüm ve etyopatogenez açısından anlamlı derecede örtüşme olduğunu öne süren literatür giderek daha fazla ilgi görmektedir. Psikoz popülasyonlarında otistik özelliklerin yaygınlığı genel nüfusa kıyasla önemli ölçüde daha fazladır. Fakat bu birlikteliğin önemi yeterince araştırılmamıştır. Otistik özelliklerin klinik açıdan neden önemli olduğunun anlaşılması hastaların en uygun tanı ve tedaviyi alması açısından önem arz etmektedir. Gereç ve Y öntem: Çalışmaya hastalık seyri üzerinde önemli etkisi olan en az bir psikotik atak geçirmiş ve tedavi süresinin çoğunda antipsikotik ilaç kullanmış veya kullanmakta olan 125 hasta dahil edilmiştir. Hastalar ile yapılan anamnez görüşmesi ışığında; yaş, cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, ilk psikiyatrik belirtilerin ortaya çıkma yaşı, ilk psikiyatri başvurusunun ne zaman olduğu, psikotik belirtilerin ortaya çıkması ile antipsikotik ilaç başlanması arasında geçen süre, psikiyatri servisine yatış sayısı, psikiyatri servislerindeki toplam yatış süresi, psikotik atak sayısı, aldığı psikotrop tedaviler, tıbbi ve nörolojik komorbiditeler, adli olay öyküsü, alkol-madde ve sigara kullanımı, akran zorbalığına uğrama gibi bilgileri içeren sosyodemografik bilgi ve anamnez formu doldurulmuştur. Ayrıca araştırmacı tarafından hastanın tedavi uyumunu değerlendirmek amacıyla Modifiye Morisky İlaç Uyumu Ölçeği (MMS), işlevselliğini değerlendirmek amacıyla Bireysel ve Sosyal Performans Ölçeği (PSP) ve İşlevselliğin Genel Değerlendirilmesi Ölçeği (İGD), içgörü düzeyini değerlendirmek amacıyla İçgörünün Üç Bileşeni Ölçeği(İÜBÖ), hastalık şiddetini belirlemek amaçlı Klinik Global İzlenim Ölçeği (CGI), pozitif ve negatif belirtilerinin şiddetini değerlendirmek amacıyla Pozitif ve Negatif Sendrom Ölçeği (PANSS), anksiyete ve depresyon şiddetini belirlemek amacıyla sırasıyla Hamilton Anksiyete Ölçeği(HAM-A) ve Hamilton Depresyon Ölçeği (HAM-D), intihar davranışını değerlendirmek amacıyla Columbia İntihar Şiddetini Derecelendirme Ölçeği (C-İŞDÖ) doldurulmuştur. Hasta tarafından doldurulan ölçekler ise şu şekilde sıralanabilir; otistik özellikleri değerlendirmek amacıyla Otizm Spektrum Anketi (OSA), yaşam kalitesinin değerlendirilmesi amacıyla Dünya Sağlık Örgütü Yaşam Kalitesi Değerlendirme-Kısa Formu (WHOQOL-BREF) ve aleksitimi düzeyini değerlendirme amacıyla Toronto Aleksitimi Ölçeği(TAÖ). Bulgular: Çalışmamızda otistik özellikler ile işlevsellik, yaşam kalitesi ve öznel tedavi yararı arasında negatif yönlü; aleksitimi, aile eleştirelliği, hastalık şiddeti, anksiyete ve depresyon şiddeti, pozitif ve negatif belirti şiddeti, intihar düşüncesi ve davranışı, psikotik atak sayısı arasında pozitif yönlü anlamlı ilişki olduğu gösterilmiştir. İlaç uyumu açısından bakıldığında, motivasyonu yüksek olan grup ile düşük olan grup arasında otistik özellik düzeyi açısından anlamlı fark elde edilirken; bilgi düzeyi yüksek olan grup ile düşük olan grup arasında anlamlı fark elde edilmemiştir. Sigara kullananlar, kullanmayanlara kıyasla OSA iletişim alt ölçeğinde daha az otistik özellik bildirmiştir. Psikiyatrik belirtilerin ortaya çıkma yaşı ile OSA dikkati kaydırabilme alt ölçeği puanı arasında istatistiksel olarak anlamlı negatif yönlü bir ilişki olduğu gösterilirken; ilk psikiyatri başvuru yaşı, ilk psikotik belirtiler ile antipsikotik ilaç başlanması arasında geçen süre, psikiyatri servisi yatış sayısı ve süresi, cinsiyet, medeni durum, çocuk sahibi olma, alkol madde kullanımı, mevcut antipsikotik ilaçlar ve içgörü düzeyi ile otistik özellikler arasında anlamlı bir ilişki gösterilmedi. Sonuç: Birlikte ele alındığında, bulgularımız psikotik hasta grubunda otistik özelliklerin önemini göstermektedir. Otizm ile psikoz arasındaki ilişkiye ilişkin klinik bilgide önemli bir boşluk olduğu, tanı araçlarında ve tedavi seçeneklerinde daha fazla iyileştirmeye ihtiyaç olduğu açıktır. Çalışmamız tasarımı gereği kesitsel bir çalışma olduğundan nedensellik konusundaki spekülasyonlar sınırlıdır ve daha fazla ileriye dönük araştırmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Psikotik Bozukluklar, Otizm Spektrum Bozukluğu, Otistik Özellikler, Boyutsal Yaklaşım, İşlevsellik