Gayrimenkul türevleri ve gayrimenkul türev fiyatlandırma modellerinin değerlendirilmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, GAYRİMENKUL GELİŞTİRME VE YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: TOYGUN ATASOY

Danışman: Harun Tanrıvermiş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Finansal risklerden korunma ya da söz konusu riskleri azaltmak amacıyla ekonomide bazı finansal araçlar geliştirilmiş ve türev finansal ürünler bu araçlar içinde önemli bir yere sahip olmuştur. Gayrimenkul piyasalarında gayrimenkul türevleri olarak bilinen türev sözleşmelerin kullanımı gelişmiş ekonomilerde oldukça yaygındır. Gayrimenkul finansman sistemlerinin gelişmesi ile birlikte ikincil piyasalarda işlem gören türev sözleşmelerin sayısında artış olmuş ve gayrimenkul türev modellerinde ise ekonomik koşullara göre değişim gerçekleşmiştir. Araştırma kapsamında öncelikle gayrimenkul türev modellerinden Shiller-Weiss, Syz'ın Modeli, BFSP (Bragt-Franche-Singor-Pelsser), Cao-Wei, Fabozzi-Shiller-Tunaru, Geltner ve Fisher ile Bjork ve Clapham modelleri incelenmiş ve bu modellerin karşılaştırılması yapılmıştır. Ayrıca 2010-2020 döneminde aylık olarak yayımlanan Ankara Konut Fiyat Endeksine ilişkin volatilite modellemesi E-GARCH (Üstel GARCH) yöntemi kullanılarak tahmin edilmiş olup, araştırma sonuçlarına göre; asimetrik etkiyi gösteren parametrenin negatif ve anlamlı olduğu ve negatif şokların, pozitif şoklardan daha büyük etkiye sahip olduğu saptanmıştır. Ankara İli Konut Fiyat Endeksini etkileyecek değişkenler belirlenerek VAR modeli oluşturulmuş ve varyans ayrıştırması sonuçlarına göre konut fiyat endeksindeki değişim irdelenmiştir. Ankara Konut Fiyat Endeksi verilerine dayalı oluşturulan uygulama örneğine göre opsiyon modelleri arasında Syz'ın Modelinin daha az risksiz bir model olduğu tespit edilmiştir. Forward/futures sözleşmelerde Cao-Wei Modelinin bir konut fiyat endeksine dayalı olması açısından Türkiye koşullarında uygulanabilir olduğu belirlenmiştir. Swap sözleşmelerde ise Bjork ve Clapham Modelinin gayrimenkul piyasalarının dinamiklerini daha iyi yansıtması nedeniyle Türkiye için uygun olduğu değerlendirilmiştir. Türkiye'de gayrimenkul türevlerinin uygulanabilirliği değerlendirildiğinde; Konut Fiyat Endeksine alternatif olarak gayrimenkule dayalı sermaye piyasası araçları olan gayrimenkul sertifikaları, kira sertifikaları ve gayrimenkul yatırım fonlarının türev sözleşmelere dayanak oluşturulabilecek şekilde düzenlenebileceği önerisi yapılmıştır. Özellikle alım-satımın kontrollü olabileceği gayrimenkul projelerinde dinamik fiyatlamanın yapılabilmesi ve yatırımcılar tarafından alınıp satılabilir olması gibi gerekçelerle türev sözleşmelere ilişkin mekanizmanın çalışabileceği vurgulanmıştır.