Huntington genokopi hastalıklarında AN1 ve TBP mutasyonları


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MUSTAFA GÖKOĞLU

Danışman: HALİL GÜRHAN KARABULUT

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Huntington hastalığı, hareket bozuklukları, kognitif problemler ve psikiyatrik bozukluklar ile karakterize nörodejeneratif bir hastalıktır. Huntington hastalığından sorumlu mutasyon, HTT genindeki CAG tekrar bölgesinde tekrar sayısının artışıdır ve bu durum huntingtin proteininde uzamış bir çoklu glutamin zinciri oluşmasına neden olmaktadır. Hastalığın klinik özelliklerine sahip olan hastaların yaklaşık % 1'inde HTT geninde mutasyon saptanmamaktadır. Bu klinik duruma HDL (Huntington Disease Like) sendromları denir. Bu kavram, Huntington genokopi hastalıklarını da kapsamaktadır. SCA17 (Spinoserebellar ataksi-17), Huntington hastalığı benzeri belirtilerle karakterize nörodejeneratif bir hastalıktır. Beyaz ırkta en sık görülen HDL sendromudur. Hastalığın tanısı TBP geninin CAG/CAA tekrar bölgesindeki artışın gösterilmesi ile konulmaktadır. Etkilenen bireylerde 43 ve üzerinde tekrar vardır. DRPLA (Dentato-rubral-pallido-Luysian atrofi), Huntington benzeri belirtilerle karakterize nörodejeneratif bir hastalıktır. Hastalık Asya popülasyonlarının dışında nadir görülmektedir. Hastalığın tanısı, ATN1 geninin CAG tekrar bölgesindeki artışın gösterilmesi ile konulmaktadır. Etkilenen bireylerde bu bölgede 48'den fazla tekrar vardır. SCA17 ve DRPLA, en sık rastlanan HDL sendromlarından biri olduğundan, HDL hastalarımızda TBP ve ATN1 geni mutasyonları araştırılmıştır. Çalışmamızda, Huntington hastalığından şüphelenilerek genetik servisimize yönlendirilen 90 hastanın DNA örnekleri kullanılmıştır. Hepsi HTT mutasyonu açısından negatif bulunmuştur. TBP ve ATN1 geninin tekrar bölgeleri fragman analizi ile değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, 2 hastada SCA17, 2 hastada da DRPLA tanısı konulmuştur. Böylece HDL hastalarının % 4,4'üne genetik olarak tanı konulmuştur. Bu oranın, konu ile ilişkili pek çok yayındakinden daha yüksek olduğu gözlenmiştir.