Furkasyon perforasyonlarında kullanılan dört farklı biyoseramik içerikli materyalin porözitelerinin mikro-bt ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Diş Hekimliğinde Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Diş Hekimliği Fakültesi, Klinik Bilimler Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2018
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HATİCE YALNIZ
Danışman: FATMA GÜL ZIRAMAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Kompleks kanal anatomisi, preparasyonun kontrolsüz yapılması pulpa odası tabanı veya kanalın koronal, orta, apikal kısımlarında perforasyon oluşumuna neden olabilmektedir. Molar dişlerde furkasyon perforasyonları, periodonsiyumda hasar oluşturması, sulkus ile bağlantılı olması nedeniyle kronik enflamasyona, periodontal ataşmanın hatta ilgili dişin kaybına neden olabilmektedir. Onarımı oldukça zordur ve bu amaçla hızlı sertleşen, irritan olmayan, çözünürlüğünün, sızdırmazlığının düşük, mekanik özelliklerinin dentine yakın olduğu materyallere ihtiyaç vardır. Biyoseramik içerikli onarım materyalleri bu özellikleri çoğunlukla karşılayabilmektedir. Porözite, materyalin çözünürlüğünü, sızdırmazlığını ve mekanik dayanımını dolayısıyla tedavi başarısını da etkileyen bir parametredir. Bu tez çalışmasının amacı günümüzde kullanılan biyoseramik esaslı materyaller olan MTA Angelus, EndoSequence kök onarım materyali, Biodentine ve BioAggregate'in perforasyon defektlerinde uygulanması durumunda yapılarındaki porözite miktarının mikro-BT kullanarak karşılaştırmalı olarak değerlendirmektir. Bu çalışma için dişler 4 grubun herbirinde 19 molar diş olacak şekilde ayrılmış, örneklerin furkasyon bölgelerinde perforasyonlar oluşturulmuştur. Perforasyon alanlarına MTA Angelus, EndoSequence kök onarım materyali, Biodentine ve BioAggregate yerleştirilen dişler materyallerin porözitelerinin değerlendirilmesi için sırayla mikro-BT cihazında taranmıştır. Her örnekte yer alan onarım materyalinin kapalı por, açık por, total por hacim ve yüzdeleri ayrı ayrı hesaplanmıştır. İstatistiksel analizler neticesinde her deneysel grubun total por hacim ve yüzdeleri değerlendirildiğinde EndoSequence kök onarım materyali kullanılan grup daha olumlu sonuçlar göstermiştir, istatistiksel olarak total por hacim ve yüzdeleri daha düşük bulunmuştur (p<0,05). Diğer 3 grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktur. Bu sonuç göz önünde bulundurulduğunda çalışmamızda porözitelerini değerlendirdiğimiz materyallerden biri olan EndoSequence kök onarım materyalinin perforasyon onarımında kullanımının çalışmada kullanılan diğer üç materyale göre daha uygun olabileceği düşünülebilir.