Böbrek nakli öncesi immunolojik risk değerlendirilmesinin greft fonksiyonlarına etkisinin araştırılması


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ŞURA USTA

Danışman: ŞULE ŞENGÜL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Giriş: Böbrek nakli, son dönem böbrek yetmezliği olan hastalar için hem yaşam kalitesini artıran hem de sağkalım avantajı sağlayan en başarılı renal replasman tedavisidir. Merkezimizde canlıdan veya kadavradan böbrek nakli yapılacak hastalarda, nakil öncesi immunolojik değerlendirmede 1970'den bu yana kompleman bağımlı sitotoksisite çaprazlaştırma testi (CDC-XM), 2002'den itibaren standart panel reaktif antikor tarama testi (PRA-Class I ve II tarama) ve Aralık-2015'den bu yana flow-sitometrik XM (Fs-XM) ve anti-HLA antikorlarının ayrıntılı tanımlamalarıyla birlikte MFI titrelerinin ölçümü yapılmaktadır. Bu çalışmada Ocak 1993-Mart 2018 yılları arasında, merkezimizdeki immünolojik risk değerlendirilmesinin bu 3 dönemini içerecek şekilde canlıdan veya kadavradan böbrek nakli yapılmış hastalarda nakil sonrası gelişen immünolojik/immunolojik olmayan komplikasyonların, greft ve hasta sağkalımlarının ve bunları etkileyen faktörlerin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Yöntemler: Merkezimizde Ocak 1993 ve Mart 2018 tarihleri arasında böbrek nakli yapılmış olan 630 hasta çalışmaya alınmıştır. Sadece CDC-XM bakılan dönemde 148 hasta (grup I), CDC-XM testi ile birlikte PRA tarama testi bakılan dönemde 386 hasta (grup II) ve ayrıntılı PRA taramalarıyla birlikte Fs-XM testi de yapılmış dönemde 96 hastanın (grup III) demografik, laboratuvar ve transplantasyonla ilgili verileri karşılaştırıldı. Greft ve hasta sağkalım analizleri ve bunları etkileyen faktörler analiz edildi. Ayrıca bu üç dönem arasındaki önemli farklılıklar ve greft ve hasta sağkalımını etkileyen faktörler belirlendikten sonra dönemler arasında grupların istatistiki karşılaştırmalar açısından neredeyse eşit olmasını sağlamak amacıyla hastalar propensity skora dayalı olarak eşleştirildi ve analizler tekrarlandı. Bulgular: Gruplardaki kadın-erkek cinsiyet oranı benzerdir (p=0,67). Grupların yaş ortalaması grup I'de 31,78±9,01, grup II'de 37,23±12,13 ve grup III'te 42,68±12,19'dur (p<0,001). Ortalama izlem süresi grup I'de 113±85 ay, grup II'de 92±45 ay ve grup III'te 25±8 aydır (p<0,001). Kadavra verici oranı üç grupta da benzerdir. Ortalama HLA mismatch sayısı grup I'de 2,02±1,17, grup II'de 2,98±1,58 ve grup III'te 3,40±1,32'dir (p<0,001). PRA durumu bilinen dönemlerde PRA pozitif alıcıların sayısının son dönemlerde arttığı görülmüştür (p=0,001). İndüksiyon tedavi alma oranı ve idame immunsupresif tedavi rejimleri de zamanla değişmiştir. Ortalama taburculuk kreatinin ve GFH benzerken (p=0,852), izlem boyunca grup I'de diğer iki gruba göre GFH daha düşük bulunmuştur (p<0,001). Akut rejeksiyon en fazla grup I'de en az grup II' de görülmüştür (p<0,001). Greft sağkalımlarının sadece CDC-XM yapılan döneme göre (grup I) diğer dönemde daha yüksek olduğu (p=0,019) hasta sağkalımının da yıllara göre incelendiğinde grup II ve III'te daha yüksek olduğu görüldü (p<0,05). Propensity score match analizi ile hastaların yaş, cinsiyeti vericinin türü ve HLA mismatch sayısı bakımından birebir eşleşmesi sağlandıktan sonra grup I 'de 48, grup II'de 55 ve grup III'te 51 eşleşti ve analizleri tekrarlandı. Greft ve hasta sağkalımının grup II ve III'te grup I'e göre daha yüksek olduğu görüldü. Sonuç: Gelişen immunsupressif uygulamalarla birlikte, 2000'li yıllardan itibaren böbrek nakli öncesi immunolojik risk değerlendirmesindeki gelişmeler ve ilgili testlerin kullanılmaya başlanması, daha yüksek riskli hastalara nakillerin yapılmaya başlanmış olmasına rağmen, merkezimizde böbrek nakli hastalarında greft ve hasta sağkalımına olumlu etkilemiştir. İmmunolojik riskin ayrıntılı değerlendirilmesiyle birlikte nakil öncesi hazırlıkların, indüksiyon ve idame tedavilerinin bireyselleştirilmesi de greft ve hasta sağkalımlarındaki düzelmede rol oynamış olabilir. Anahtar Sözcükler: Kidney transplantation, risk assessment, graft survival, survival, end stage kidney disease.