Gelenek, Modernleşme ve Din Ekseninde Ahmet Hamdi Tanpınar'ın "Huzur" ve "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" Romanlarında Toplumsal Değişmenin Doğası
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE VE DİN BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ZAFER DEMİR
Danışman: İHSAN ÇAPCIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Batılı modernleşme sürecinin toplumsal dokuda ve bireyin dünyasında yol açtığı değişimi, başka bir ifadeyle huzursuzluğu, kaleme aldığı romanların merkezine taşıyan önemli yazarlardan biri de Ahmet Hamdi Tanpınar'dır. Bütün edebî ve düşünsel yeteneğini, bu değişimin toplumsal yapıda ve bireyin dünyasında yarattığı bunalımı anlamaya, yorumlamaya adamış modern bir yazar olan Tanpınar'a göre; Türk edebiyatı, dolayısıyla Türk romanı da, esasen "medeniyet değiştirmesi" nin getirdiği buhranla başlar. Tanpınar, Batılı modernleşme sürecine yönelik eleştirilerini "medeniyet değiştirmesi" kavramlaştırmasından hareketle ortaya koyarken, bu konudaki çözüm arayışlarını "devam ederek değişmek değişerek devam etmek" düşüncesi ekseninde dile getirir. Çünkü yazar, kültürel hafızanın geleceğe sağlam bir biçimde aktarılabilmesi için, mâzi ve âti arasında güçlü bağların kurulması gerektiğine inanır, mâziyi, "şimdi" yi zenginleştirecek bir imkân olarak görür. Kısaca Tanpınar'a göre; Osmanlı'dan Cumhuriyet'e devam eden Batılı modernleşme sürecinde esas olan, öncelikle kültürel sürekliliğin sağlanmasıdır. Bunun gerçekleşebilmesinde, "değişerek devam etmek devam ederek değişmek" düşüncesinin toplumda, devlette hayatiyet kazanması Türkiye'nin zihinsel ve ruhsal bütünlüğü bakımından son derece önemlidir. Araştırmada, önce söz konusu kavramları dışardan kuşatan daha geniş bir kavramsal ve teorik çerçeve içinde, Tanzimat'tan Cumhuriyet'e devam eden Batılı modernleşme süreci değerlendirilmiştir. Sonra Tanpınar'ın zihniyet dünyası, yazarı etkileyen, besleyen kaynaklar dikkate alınarak kültürel süreklilik düşüncesinin ışığında ortaya konulmaya çalışılmıştır. Son olarak; yazarın Batılı modernleşmenin toplumsal yapıda ve bireyin dünyasında yol açtığı huzursuzluğu, yabancılaşmayı anlatan en önemli iki romanı; "Huzur" (1948) ve "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" (1954) sosyolojik bir bakış açısıyla ele alınarak incelenmiştir.