Jürgen Habermas'ta sivil itaatsizliğin meşruluğu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KAMU HUKUKU ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİF CAN ÇALICI

Danışman: GÜLRİZ UYGUR

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Sivil itaatsizlik kavramı, hukuk düzeni içerisinde var olan ya da ortaya çıkabilecek haksızlıklara veya hukuk düzeninin yozlaşması tehlikesine karşı bir araç olarak tartışılmaktadır. Bu, genel anlamda adil bir hukuk düzeninin var olduğu, ancak bu düzenin ek denetim ve düzeltme mekanizmalarına gereksinimi olduğu varsayımına dayanır. Tanımı gereği yasaya aykırı bir eylem olan sivil itaatsizliğin meşruluğunun temellendirilmesi konusunda ise Jürgen Habermas, modern anayasal devletin ahlâki bir olumlamaya hem gereksinimi hem de gücü olduğu varsayımından hareket etmektedir. Buna göre demokratik hukuk devleti, yurttaşların rızasına dayalı bir meşruluk zemini üzerinde durmaktadır. Sivil itaatsizlik eylemleri ise demokratik hukuk devletinin meşruluğuna ilişkin bir sorgulamayı dile getirmektedirler. Bu eylemler yoluyla anayasal ilkeler, pozitif hukuka bağımlı olmaksızın dile getirilip olumlanabilirler. Haklı görülebilecek bir sivil itaatsizlik olanağı da hukuki düzenlemelerin demokratik hukuk devletlerinde dahi meşru olmayabileceği gerçekliğinden ortaya çıkar. Sivil itaatsizliği demokratik hukuk devletinin bir kurumu mertebesine yükselten bu bakış açısında devlet, meşruluğunu yalnızca hukuka uygunluktan almaz. Bunun yanında ahlâki bir temellendirme zemini de gereklidir. Sivil itaatsizlik olgusu da tam olarak bu ahlâki temellendirmenin sınanması işlevini yerine getirmekte, bu sebeple de Habermas'ın düşüncesinde "hukukilik ile meşruluk arasında askıda" bulunmaktadır.