SAMİ DİLLER ÇALIŞMALARINDA ARAPÇAYA VE İBRANİCEYE BATI'DA VEARAP DÜNYASINDAKİ YAKLAŞIMLAR (XVIII. - XXI. YY.)
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, DOĞU DİLLERİ VE EDEBİYATLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: HALİL İBRAHİM GÜLAÇAR
Danışman: Bedrettin Aytaç
Özet:Sami diller arasındaki benzerlikler ilk defa Orta Çağ'da Yahudi ve Arap dilbilimcilerin ana dilleri üzerine yaptıkları çalışmalar ile ortaya çıkmıştır. Bu çalışmalar daha çok Arapça ve İbranice ekseninde oluşmuştur ancak bu çalışmalar bu dil ailesinin varlığını tespit etmeye neden olacak nitelikte olmamıştır. Avrupa'da ise XIX. yüzyıldan itibaren dillerin karşılaştırılmasına yönelik yeni bir dil metodu gelişti. İlk defa XVIII. yüzyılda ortaya atılan Sami diller kavramı, XIX. yüzyılda dillerin karşılaştırmalı çalışmaları ile farklı bir boyut kazandı, bu yüzyılda dilbilimin bağımsız bir bilim dalı olması ile beraber Sami diller bir dil ailesi olarak kabul edilmeye başlandı. Bu yüzyıldan itibaren Batı'da yapılan çalışmlarda, Orta Çağ Arap dünyasına benzer şekilde Arapça ve İbranice genellikle beraber değerlendirilmiştir. Bu iki dile karşı birbirinden çok farklı yaklaşımlar geliştirilmiştir. XIX. yüzyıldan sonra Arap dünyasında yaşanan değişimler ile beraber, Batı'nın da etkisiyle Arapla bu konuya eğilmiş ve aynı şekilde Arapça ve İbraniceye yönelik çalışmlar yapmıştır. Ancak Arap dünyasında İsrail devletinin kurulması, Arapların İsarail ile var olan çatışmalarının ortaya çıkması ve Siyonizm düşmanlığı ile beraber daha çok İbranice karşıtlığı olarak bir dil ekolünün ortaya çıktığını görüyoruz, Bu yüzden Araplarda da Arapça ve İbraniceye yönelik ortak bir düşünce yapısından ziyade bir birinden zıt olarak niteleyebileceğimiz farklı yaklaşımların mevcut olduğunu görüyoruz. Bu çalışmada Orta Çağ Arap dünyasında Yahudi ve Arapların çalışmaların özet mahiyetinde açıklanmış, daha sonra XIX. Yüzıldan itbaren söz konuusu dillerin filolojik ve karşılaştırmalı dilbilimsel açıdan incelenmesinde uygulanan yöntemler ele alınıp Arapça ve İbranicenin bu çalışmalardaki konumu anlatılmıştır. Konunun girişi ve tarihsel arka planı mahiyetinde olan bu iki bölümden sonra Önce Avrupa'da bu konuda yapılan çalışmalarda söz konusu dillere olan yaklaşımların, daha sonra Arap dünyasında var olan yaklaşımların açıklanması hedeflenmiştir