Kelami açıdan insan haklarının temellendirilmesi ve sorunu
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARDOĞAN RECEP
Danışman: ŞABAN ALİ DÜZGÜN
Özet:ÖZET Ardoğan, Recep, "Müslüman Teolojisi Açısından İnsan Haklarını Temellendirme Sorunu", Doktora Tezi, Tez Danışmanı: Doç. Dr. Şaban Ali Düzgün, A.Ü. S.B.E. Temel İslam Bilimleri Kelam Anabilim Dalı, VI + 239 s. Tezde felsefe, özellikle Müslüman teolojisi ve İslam'ın ilkeleri açısından insan haklarının temellendirilmesine çalışılmıştır. İnsan haklarının kavramsal temelleri, hak, özgürlük ve eşitlik olarak sıralanır. İnsan haklarının temellendirilmesinde, batı düşüncesinde, doğal hukuk, sosyal sözleşme, insan doğası, insan onuru kavramları öne çıkmaktadır. İslam açısından ise insan hakları, yaratılış öğretisiyle temellendirilir. Yaratılış öğretisinde, insanın fıtrî özellikleri, varoluşun anlamı ve gayesi, birey ve toplum açısından hak ve özgürlüklerin yeri belirlenir. İslam'ın tevhit ilkesi, sosyal alanda eşitlik ve birey üzerinde vesayetin kalkmasını; adalet ilkesi, sosyal siyasal yapılanmada denge unsurunun sağlanmasını; ilim ilkesi, her alanda makul olanın öne çıkmasını, düşünsel özgürlüklerin güvenceye alınmasını; maslahat ilkesi de insan hak ve özgürlükleri üzerindeki sınırlamalarının belli değer ve amaçlara bağlı olmasını gerektirir. İslam'ın yönetim anlayışı da bireyin siyasal iktidar karşısında belli hak iddialarını doğrulamaktadır. İslam açısından siyasal iktidar, ilahî bir hak değil, fiilî bir sözleşmeye dayalı ve hukukla kayıtlıdır. İslam'da yasamanın bir keşf niteliği taşıması, yürütme ve yargının hukuka bağlılığı, insan haklarına hukukî bir güvence sağlamaktadır. Çoğulculuk ilkesi özgürlüklerin ve farklılıkların sosyal siyasal alanda ifadesine imkan vermekte, şûra ve iyiliği emir ilkeleri de bireylerin geleceğini tayin etme hakkını ortaya koymaktadır. İslam siyasal teolojisinde, hukuka aykırı politikalar izlemekte ısrarcı siyasal iktidara karşı itaatsizlik ve devrim hakkı ve ödevi, insan hakları için nihaî yaptırımı oluşturmaktadır. Kamu yararı ve güvenlik kavramlarının bireylerin haklarının aleyhine kullanılması ve sosyal politikaların özgürlüklerin aleyhine genişlemesi de İslam'a dayandırılamaz. 237