Süt sığırı işletmelerinde reprodüktif performansın değerlendirilmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, DÖLERME VE SUNİ TOHUMLAMA ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: VALENTİNA ALEV LUPERTO TELLİ
Danışman: ALİ DAŞKIN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu doktora tez çalışmasında, TİGEM'e bağlı işletmelerde yetiştirilmekte olan Holstein Friesian ve Brown Swiss ırkı ineklerin reprodüktif parametre değerlerinin, küresel olarak kabul görmüş hedef değerler ile karşılaştırılması yapılarak; ilgili yıllar arasında yürütülmekte olan reprodüksiyon yönetiminin döl verimi ve süt verimi üzerine etkileri incelenmiştir. Çalışmanın amaçları, reprodüksiyon yönetiminin işletme sürdürülebilirliği üzerine etkilerinin ortaya koyulması, elde edilen verilerin farklı araştırmacılara kaynak sağlaması ve kayıt sistemlerinin öneminin vurgulanmasıdır. Bu tez çalışması, TİGEM'e bağlı coğrafi olarak farklı özellikler gösteren bölgelerden, 5 adet süt sığırı hayvancılık işletmesine ait rastgele seçilen 1.000'er baş ineğin 2007 – 2011 yılları arasındaki kayıtları incelenerek gerçekleştirilmiş retrospektif bir araştırmadır. İlgili işletmelerdeki rastgele seçilen ineklerin reprodüktif verileri, küresel olarak kabul görmüş reprodüktif parametre değerleri ile karşılaştırılmıştır. Reprodüktif performansı belirleyen, parametrelerin değerlendirmesi tek örneklem T-testi ile SPSS paket programı kullanılarak istatistiksel analiz sonuçlarına göre yapılmıştır. İşletmelerde değerlendirilen parametreler ve 5 yıllık ortalamalarının değerlendirmesi aşağıda yer almaktadır: 1 no'lu işletme: 1 000 baş Holstein Friesian ırkı ineğin kayıtları, İTY ve İBY'nin TİGEM'in ilgili yönergesine (İTY: 16 – 18 aylık yaş; İBY: 25 – 27 aylık yaş) uygun aralıklarda olduğunu göstermiştir. Ancak, hedef küresel değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bu işletmede verimli bir reprodüksiyon yönetimi gerçekleştirebilmek adına, İTY ve İBY'nin veya rasyonların (doğru yaşta ergin ağırlığa ulaşılması veya geçiş dönemi beslemeleri için) tekrar gözden geçirilmesi gerekmektedir. Bunun dışında ilk tohumlamada gebe kalma oranının arttırılabilmesinde de benzer bir önlem ile östrus saptama başarısı ve reprodüktif bozukluklar üzerinde durulması gerektiği düşünülmüştür. Düşük olduğu gözlenen laktasyon sayısının ise reforme politikası, damızlık satış ve kadro fazlasından şekillendiği bilgisine ulaşılmıştır. 2 no'lu işletme: 1 000 baş Holstein Friesian ve Brown Swiss ırkı ineğin kayıtlarına göre İTY ve İBY, hedef küresel değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. İşletmede verimlilik için, İTY ve İBY'nin referans değerlere yaklaştırılması gerekmektedir. Bunun için doğru yaşta ergin ağırlığa ulaşılması veya geçiş döneminde yeterli beslemenin yapılabilmesi gerekmektedir. Ayrıca düşük olduğu tespit edilen östrus saptama oranının iyileştirilmesi, ilk tohumlamada gebe kalma oranını arttıracağı gibi toplam gebelik ve 100 gün gebelik oranlarını da hedeflere yaklaştıracağı görülmüştür. Diğer işletmelerde de görüldüğü üzere, düşük olduğu izlenen laktasyon sayısının ise reforme politikası, damızlık satış ve kadro fazlasından şekillendiği bilinmektedir. 130 3 no'lu işletme: 1 000 baş Brown Swiss ırkı ineğin kayıtları incelenmiştir. Değerlendirme sonuçlarına göre, İTY ve İBY TİGEM yönergesine uygun aralıkta olmalarına rağmen, küresel olarak kabul görmüş hedeflerden uzak bulunmuşlardır. Bunun yanında, buzağılama aralığı, 200 gün gebe kalmama oranı, gebelik başına tohumlama sayısı ve repeat breeder oranı hedef değerlerden istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bunun yanında östrus saptama oranı, ilk tohumlamada gebe kalma oranı, 100 gün gebelik oranı, laktasyon sayısı ve süt verimi hedef değerlerden istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur. İşletmedeki tüm bakım – besleme koşullarının ve reprodüksiyon verilerinin gözden geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir. 4 no'lu işletme: 1 000 baş Brown Swiss ırkı ineğin kayıtları incelenmiştir. Değerlendirme sonuçlarına göre, İTY ve İBY diğer işletmelerde de görüldüğü üzere, TİGEM yönergesine uygun aralıkta olmalarına rağmen, küresel olarak kabul görmüş hedeflerden uzaktırlar. Bunun yanında, buzağılama – ilk tohumlama aralığı, buzağılama aralığı, 200 gün gebe kalmama oranı ve gebelik başına tohumlama sayısı hedef değerlerden istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bunun yanında östrus saptama oranı, ilk tohumlamada gebe kalma oranı, 100 gün gebelik oranı, laktasyon sayısı ve süt verimi hedef değerlerden istatistiksel olarak anlamlı düşük bulunmuştur. İşletmedeki tüm bakım – besleme koşullarının, reprodüksiyon verilerinin ve belki de 3 ve 4 no'lu işletmelerin sonuçlarından yola çıkarak, yetiştirmede kullanılan ırka özgü yetiştirme programlarının gözden geçirilmesi gerektiği düşünülmektedir. 5 no'lu işletme: 1 000 baş Holstein Friesian ırkı ineğin kayıtları incelenmiştir. Elde edilen verilere göre, yine İTY ve İBY TİGEM'in ilgili yönergesine göre uygun aralıklarda iken, küresel hedef değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı yüksek bulunmuştur. Bu işletmeleri profili 1 no'lu işletmeye benzemekle birlikte, farklı olarak gebelik başına tohumlama sayısının hedef değerlere göre istatistiksel olarak anlamlı daha yüksek olduğu görülmüştür. Östrus saptama başarısı yüksek olduğu halde gebelik başına tohumlama sayısının yüksek oluşu ve 200 gün gebe kalmama oranının düşük oluşu, bu işletme için geçiş dönemi beslemesi yetersizliklerini düşündürmektedir. Repeat breeder oranının hedef değerler içinde kalmasına karşın, üst sınıra yakın oluşu beslenme yetersizliklerinin yanında reprodüktif problemlerin de bulunabileceğine işaret etmiştir. Yapılan tez çalışmasının sonucunda, hayvan bakım ve besleme şartlarının, "Mutlu İnek" felsefesinin ve küresel reprodüktif parametre hedef değerlerinin henüz benimsenmediği görülmüştür. Başarılı bir süt ineği işletmeciliği, hayvan başına verimin arttırılması ve sürdürülebilirlik için bu sistemlerin uygulanması çok büyük önem taşımaktadır.