Düşük proteinli broyler rasyonlarına çam kabuğu ekstraktı (pinus pinaster) ilavesinin performans, antioksidan kapasite ve bağırsak histomorfolojisi üzerine etkisi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2020
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: GONCA ÖZTAP
Danışman: SEHER KÜÇÜKERSAN
Özet:Bu araştırma; broyler rasyonlarına ilave edilen ÇKE ve KÇKE'nin performans (canlı ağırlık, canlı ağırlık artışı, yem tüketimi, yem dönüşüm oranı, Avrupa Üretim Etkinlik Faktörü-EPEF), karkas özellikleri, bazı iç organ ağırlıkları (kalp, karaciğer, dalak, bursa Fabricius, taşlı mide, bezli mide ve abdominal yağ), kan serumundaki bazı biyokimyasal değerler (ALT, ALP, AST, toplam kolestrol, HDL, LDL, trigliserit), göğüs ve but eti pH değerleri, göğüs eti MDA düzeyi, bağırsak pH'sı, altlık ve dışkı kuru madde düzeyleri ile bağırsak histomorfolojisi üzerine etkilerini belirlemek amacıyla gerçekleştirilmiştir. Çam kabuğu ekstraktı (%1,5) en uygun kapsüllenmenin sağlandığı aljinat (%1) ile enkapsüle edilmiştir ve kurutmaya bırakılmıştır. Kurutma işleminden sonra elde edilen KÇKE broyler rasyonlarında kullanılmıştır ayrıca in vitro sindirim analizi gerçekleştirilmiştir. Araştırmada hayvan materyali olarak 1 günlük 288 adet erkek broyler civciv kullanılmıştır. Her biri 48 civcivden oluşan 6 grup düzenlenmiş, her bir grup 8 civcivden oluşan 6 alt gruba ayrılmıştır. Normal protein ve düşük proteinli rasyonlarda gruplar 1 kontrol ve 2 deneme grubu olacak şekilde oluşturulmuştur. Kontrol gruplarına herhangi bir ilave yapılmamıştır. Normal ve düşük proteinli rasyonların deneme gruplarının birine 100 mg/kg olacak şekilde ÇKE, diğerine aynı düzeyde kaplanmış KÇKE ilave edilmiştir. Çalışma sonucunda normal ve protein düzeyi düşük etlik piliç rasyonlarına ÇKE ve KÇKE ilavesi durumunda kontrol gruplarına göre 21. günde ve 0-21. günler arasında hem protein hem ÇKE ilavesi yönünde istatistiki açıdan anlamlı (P 0,05). Grupların duodenum pH'ları ÇKE yönünden, jejenum, ileum pH'ları protein ve ÇKE yönünden istatistiki olarak anlamlı farklılık göstermiştir (P 0,05). Grupların göğüs eti MDA değerleri bakımından 1. günde istatistiki anlamda önemli bir farklılık olmamasına karşın, 3.günde yapılan analiz sonuçlarında ÇKE ve KÇKE ilave edilen gruplarda MDA düzeyi istatistiki açıdan anlamlı olarak daha düşük bulunmuştur. Araştırmada ayrıca ÇKE ve KÇKE'nin invitro salınım değerleri de tespit edilmiştir. Bağırsak histomorfolojisi açısından değerlendirildiğinde ÇKE ve KÇKE ilavesi durumunda kontrol grubuna göre 21 ve 42. gün jejenum VY ve KD'de en yüksek değerler NP-KÇKE ve ardından NP-ÇKE grubunda gözlemlenmiştir (P 0,05) birlikte sayısal olarak daha fazla artışla karşılaşılmıştır. Ayrıca 21 ve 41. günlerde DP-KÇKE grubunda, jejenum ve ileum VY ve KD açısından DP-K ve hatta NP-K'dan daha yüksek değerler tespit edilmiştir. Bağırsak histomorfolojisi bakımından protein eksikliğinin etkilerinin tolere edilmesinde KÇKE ilavesinin daha olumlu sonuçlar oluşturduğu görülmüştür. Sonuç olarak çalışmamızda ilk kez ÇKE aljinat ile kaplananarak broyler rasyonlarında kullanılmıştır. Normal ve proteini %10 düzeyi düşük broyler rasyonlarına, rasyonların ekonomikliği göz önünde bulundurularak 100 mg/kg ÇKE ve KÇKE ilavesiyle; performans ve elde edilecek ürünlerde olumlu etkiler sağlanabileceği gözlemlenmiştir. Çalışma bulgularımıza göre, ÇKE ve KÇKE'nin kanatlı rasyonlarına kullanılabilecek alternatif aromatik bileşikler arasında değerlendirilebileceği sonucuna varılmış olıp, enkapsülasyon uygulamasının gruplarda herhangi bir negatif etkisi olmadığı, ayrıca bağırsak histomorfolojisi açısından daha olumlu sonuçlar oluşturduğu gözlemlenmiştir. Farklı koşullarda ve kullanım düzeylerinde yeni denemeler planlanmasının ve yürütülecek in vitro çalışmalarla enkapsülasyon tekniğinin faydalarının irdelenmesinin yararlı olacağı kanısı oluşmuştur.