ÇOK DÜŞÜK DOĞUM AĞIRLIKLI PRETERM BEBEKLERDE EKSTRAUTERİN BÜYÜME GERİLİĞİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İLKYAZ TÜRKTAN

Danışman: ÖMER ERDEVE

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Prematüre bebeklerin büyümesinin sağlıklı fetal büyüme ile eş değer olması beklenmektedir ancak bu pratikte nadiren elde edilebilmektedir. Özellikle ileri derecede prematüre bebeklerin birçoğunun büyüme kısıtlılığı ile taburcu olacağı ön görülmektedir. Buna yönelik bir tanım olarak geliştirilmiş olan Ekstrauterin Büyüme Geriliği (EUBG); düzeltilmiş 36./40. gestasyon haftasında, taburculukta büyüme eğrisine göre 10. persentilin altında olması veya doğum ile taburculuk z-skoru arasındaki farkın >1 SD olması olarak tanımlanmaktadır. Bu çalışmada, ≤1500 g prematüre bebeklerin EUBG oranını ve EUBG'nin risk faktörlerini saptamak, günümüzde yeni kullanıma girmiş olan Intergrowth-21 ile Fenton eğrisi arasındaki muhtemel farklılıkları ortaya koymak amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntem: Araştırmaya Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde 1 Ocak 2015-31 Aralık 2019 tarihleri arasında izlenen, Kadın Doğum Kliniğinde doğan ya da postnatal ilk 24 saatinde sevk edilen, doğum ağırlığı ≤1500 g olan ve klinikten iyilik hali ile taburcu edilen bebekler dahil edildi. Majör konjenital anomalisi olan (PDA dışında doğuştan kalp hastalığı olanlar, yarık damak-dudak olanlar, vb), gestasyon yaşı bilinmeyen (annenin son adet tarihi bilinmeyen), kromozom anomalisi olan, hidropik, TORCH enfeksiyonu olan bebekler, madde bağımlısı anneden doğan bebekler çalışmaya dahil edilmedi. Bebeklerin demografik verilerinin yanısıra enteral ve parenteral beslenme miktarları, kalorileri ve içerikleri ve antropometrik ölçümleri postnatal 24., 96. saat, 7-14-21-28. gün ve taburculukta olacak şekilde kaydedildi. Antropometrik ölçümler hem Intergrowth-21 eğrisinde hem de Fenton eğrisinde değerlendirildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 181 hastanın %45,3'ü kız, %54,7'si erkek olup, ortalama gestasyon haftası 30 ± 2,3 hafta, ortalama doğum ağırlığı 1160 ± 235 g olarak bulundu. Tüm hasta grubunda Fenton eğrisine göre SGA görülme oranı %32 olarak bulundu. Gestasyon haftası arttıkça SGA oranının da arttığı, en yüksek SGA oranın ≥32 gestasyon haftasında olduğu bulundu (p<0.001). Fenton eğrisine göre taburculukta EUBG oranı ise %66,3 olarak bulundu. EUBG olan ve olmayan gruplar arasında cinsiyet, GDM, annenin gebelikte sigara kullanımı, plasenta dekolmanı, magnezyum proflaksisi almış olması ve RDS gelişimi ile postnatal ilk 3 günde entübasyon ihtiyacının olması arasında anlamlı fark saptanmadı. Hastalar doğum ağırlığına göre gruplandığında Fenton eğrisine göre EUBG oranının en yüksek ≤1000 g altında (%78,8) olan grupta olduğu bulundu (p=0.036). EUBG olan ve olmayan hastalar için vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve baş çevresinin Fenton eğrisine göre taburculuk z-skoru ile doğum z-skoru arasındaki fark değerlendirildiğinde vücut ağırlığı için EUBG olan hastalarda z-skorunun negatif yönde anlamlı olarak farklı olduğu bulundu (p=0.001). Minimal Enteral Beslenmenin (MEB) ortalama 1,6 ± 0,9 günde başlanmış olduğu bulundu. 100 ml/kg/gün enteral beslenmeye ortalama 11,5 ± 7,3 günde geçildiği, tam enteral beslenmenin ise ortalama 15,3 ± 10,1 günde sağlandığı görüldü. Hastalara ortalama postnatal 1,2 ± 0,5 günde TPN beslenme desteği başlandığı görüldü. Hastanede kalış süreleri boyunca hastaların ortalama 11,9 ± 9,6 gün TPN desteği ve 8,9 ± 7,8 gün İV lipid infuzyonu aldığı saptandı. Taburculuktaki beslenme şekli değerlendirildiğinde ise anne sütü ile beslenerek taburcu olanların oranı %89,5'ti (n=162). Anne sütü ile beslenen hastaların yalnızca 3 tanesi (%1,7) güçlendirilmiş anne sütü almıyordu. Taburculukta EUBG olan hastaların yatışı boyunca TPN desteği ve intravenöz lipid solüsyonu alma süresi EUBG olmayan hastalara göre anlamlı olarak uzun bulundu (p değeri sırasıyla 0.050, 0.028). EUBG olmayan hastaların doğum ağırlığına erişme süresinin EUBG olan hastalara göre 12,3 güne karşı 10,9 gün ile anlamlı şekilde daha uzun olduğu saptandı (p=0.030). EUBG olmayan hastalar ise 100 ml/kg/gün enteral beslenmeye EUBG olan hastalardan 9,7 güne karşı 12,4 gün ile daha hızlı bir şekilde ulaşmıştı (p=0.018). Postnatal 96 saat ve ilk hafta sonunda EUBG olmayan bebeklerin kilo kayıplarının ortalamasının daha fazla olduğu ancak sonraki haftalarda kilo alımlarının EUBG olan bebeklerin önüne geçtiği görülmesine rağmen sadece 4. haftada EUBG olmayan bebeklerin haftalık kilo alımının anlamlı olarak yüksek olduğu bulundu (p<0.001). EUBG olmayan bebeklerde sadece postnatal 1. ve 2. haftadaki kilo başına alınan kalorinin anlamlı olarak daha fazla olduğu bulundu (p değeri sırasıyla 0.025 ve 0.022). EUBG olan ve olmayan grupların haftalık aminoasit alımları arasında fark saptanmadı. Intergrowth-21 eğrisinin SGA olarak tanımladığı hasta oranı Fenton eğrisine göre anlamlı olarak yüksek bulundu (p<0.001). Vücut ağırlığı için Fenton ve Intergrowth-21 eğrilerine göre EUBG oranları değerlendirildiğinde; EUBG oranı Fenton eğrisine göre daha yüksek bulundu (p<0.001). Fenton eğrisinin EUBG olarak tanımladığı 120 hastanın 105'i Intergrowth-21 eğrisinde EUBG olarak tanımlanmıştı. Hastaların doğum ve taburculuk vücut ağırlığı, boy uzunluğu ve baş çevresinin Fenton ve Intergrowth-21 eğrilerine göre hesaplanmış olan z-skoru ortalamaları karşılaştırıldığında; doğum ve taburculukta vücut ağırlığı ile boy uzunluğu z skorlarının anlamlı olarak Intergrowth-21 eğrisinde negatif yönde daha düşük olduğu görüldü (p<0.001). Baş çevresi z skorunun ise doğumda ve taburculukta Fenton eğrisinde, Intergrowth-21 eğrisine göre daha yüksek değerlere sahip olduğu bulundu (p<0.001). İleri gestasyon haftasına sahip olmak (OR=10,006), uzamış doğum ağırlığına ulaşma süresi (OR=1,224) EUBG ile ilişkili faktörler olarak saptandı. Sonuç: EUBG olan bebeklerin doğum ağırlığına daha hızlı ulaşması, postnatal ilk haftalardan itibaren mevcut olan bir fark olmadığını sonraki haftalarda gelişen bir sonuç olduğunu göstermektedir. Postnatal ilk iki haftadaki kalori miktarının yeterli düzeyde sağlanmış olması ilerleyen haftalarda olan büyüme geriliğinin önüne geçecektir. Intergrowth-21 ve Fenton eğrileri değerlendirildiğinde; Intergrowth-21 eğrisinin SGA oranını tanımlamakta daha hassas olduğu söylenebilir. Taburculuktaki EUBG'yi tanımlamakta ise Fenton eğrisi daha hassastır. Eğriler arası gözlemlenen bu farklılıklar bebeklerin hastane içi ve taburculuk sonrası beslenme planını etkilemektedir. Bu nedenle ideal büyüme eğrilerinin oluşturulması prematüre bebeklerin hem yatış süresindeki izlemlerinde hem de taburculuk sonrası izlemlerinde büyük önem taşımaktadır.