Kritik hastalarda serum çinko ve bakır düzeyleri ile mortalitenin ilişkisinin belirlenmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, GIDA METABOLİZMA VE KLİNİK BESLENME ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MERVE YILDIRIM

Danışman: NERİMAN DEFNE ALTINTAŞ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Yoğun bakım ünitesinde yatan kritik hastaların tedavilerinde beslenme önemli bir yere sahip olup eser elementler de beslenme tedavisinin önemli bir parçasıdır. Çinko ve bakır antioksidan savunma sistemlerinde yer alan superoksit dismutaz enziminin yapısında yer aldığından dolayı yoğun bakımda serum çinko ve bakır düzeylerinin tedavi süresince göz önünde bulundurulmasının faydalı olacağı düşünülebilir. Çalışmamızda amacımız kritik hastalarda serum çinko ve bakır düzeyleri ile inflamasyon biyobelirteçlerinin ve mortalitenin ilişkisisini belirlemektir. Bu amaçla çalışmamıza yoğun bakımda yatan ve kriterleri karşılayan 55 hasta ve iç hastalıkları polikinliğine başvurup kriterleri sağlayan 20 kontrol hastası dahil edildi. Yoğun bakım hastalarından 1., 3. ve 7. günlerde kan örnekleri toplandı. Serum bakır, çinko, IL-6, IL-10, akut faz reaktanlarının düzeylerine bakıldı. Yoğun bakım hasta grubunda kabul günü serum bakır ve seruloplazmin seviyelerinin sağ kalan hastalarda vefat edenlere kıyasla anlamlı derecede daha yüksek olduğu saptanmıştır (bakır: sağ kalan:128,8 ug/dl, vefat eden: 102,52 ug/dl, p=0,004; seruloplazmin: sağ kalan=0,41 g/l, vefat eden=0,32 g/l, p=0,005). Yoğun bakım kabul sırasında saptanan düşük serum çinko seviyesinin değişimi pozitif akut faz reaktanlarının değişimi ile ters korele olduğu görülmüştür (CRP: R=-0,353 p=0,017, prokalsitonin: R=-0,547 p≤0,000). Çalışmamızda yoğun bakıma kabulde hastaların bakır düzeyleri kontrol grubuna kıyasla daha yüksek, çinko düzeylerinin ise daha düşük olduğu saptanmıştır. Ayrıca serum bakır ve seruloplazmin düzeylerinin sağ kalan hastalarda anlamlı olarak yüksek olduğu gösterilmiştir. Kritik hastalık sürecinde seviyelerinde değişkenlik izlenen serum bakır ve çinko düzeyleri değerlendirilirken akut inflamatuar yanıtın etkisi de dikkate alınmalıdır.