İbnü'l-Arabî'de ölüm ötesi hayatın mahiyeti
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, TEMEL İSLAM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2026
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ATİKE ÇİÇEK ATSIZ
Danışman: MUHAMMET MUSTAFA ÇAKMAKLIOĞLU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu çalışma İbnü'l-Arabî'nin ahiret tasavvurunu ölümden ebediyete uzanan bütüncül bir varlık teorisi çerçevesinde incelemeyi amaçlamaktadır. Araştırmanın temel hareket noktası, ahiretin İbnü'l-Arabî düşüncesinde yalnızca naklî bir inanç konusu değil, onun varlık, bilgi ve ahlak anlayışının zorunlu bir sonucu olduğu varsayımıdır. Bu doğrultuda çalışma dört bölüm halinde kurgulanmıştır. Birinci bölümde İbnü'l-Arabî'nin varlık, bilgi ve ahlak anlayışı çerçevesinde ahiretin zorunluluğu ele alınmıştır. Merâtib-i vücûd, halk-ı cedîd, a'yân-ı sâbite, zâhir-bâtın ilişkisi ve varlığın aslına dönüşü gibi ontolojik ilkeler; Kur'an, sünnet, keşf, müşâhede ve hakka'l-yakîn gibi epistemolojik temeller; ilâhî adalet ve amellerin karşılığının verilmesi gibi ahlâkî unsurlar üzerinden ahiretin gerekliliği ortaya konulmuştur. İkinci bölümde ölüm, tenasüh ve berzah meseleleri incelenmiştir. Bu çerçevede İbnü'l-Arabî'nin ölüm anlayışı, berzah kavramının farklı anlam katmanları ve kabir hayatının mahiyeti ele alınmıştır. Kabir hayatının hayal âleminin karakterine uygun şekilde ruhânî ve hissî bir yapıya sahip olduğu, nimet ve azabın hayalî sûretlerde gerçekleşmesine rağmen duyusal olarak tecrübe edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Üçüncü bölümde kıyamet, haşr, rü'yetullah, mîzan, amel defteri, sırat ve şefaat gibi ahiretin temel durakları değerlendirilmiştir. Bu bağlamda İbnü'l-Arabî'nin söz konusu unsurları hem sembolik veya bâtınî anlamlar olarak hem de ahirette duyusal karşılıkları bulunan hakikatler şeklinde kabul ettiği ortaya konulmuştur. Dördüncü bölümde ise a'râf, cennet ve cehennem bahisleri ele alınmış; özellikle rahmet kavramının İbnü'l-Arabî'nin ahiret tasavvurundaki merkezi rolü incelenmiştir. Araştırma neticesinde İbnü'l-Arabî'nin meâd anlayışının hayal, rahmet, adalet ve a'yân-ı sâbite kavramları etrafında şekillendiği; ahiretin bütün safhalarının ilâhî tecellîlerin farklı görünümleri olarak tasavvur edildiği sonucuna ulaşılmıştır. Bu çerçevede ölüm ötesi hayat, düşünürün tasavvurunda gelecekte yaşanacak hadiseler bütününün ötesinde varlığın aslına dönüşünü ifade eden kapsamlı bir süreç olarak karşımıza çıkmaktadır.