Türkiye'de çalışma hayatının örgütlenmesi: Çalışma Bakanlığı'nın kuruluşu ve faaliyetleri (1945-1983)
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Türk İnkılap Tarihi Enstitüsü, TARİH ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: DUYGU YILMAZ
Danışman: HAKAN UZUN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:II. Dünya Savaşı ve sonrasında; ulusların ekonomik, toplumsal, siyasal bağlamda gelecekteki yerini belirleyen olaylar meydana gelmiştir. Türkiye de bu yeni dünya düzeninde konumunu belirlemek üzere harekete geçmiştir. Türkiye'nin bu çabaları iç dinamiklerle birleşerek çalışma hayatında önemli sonuçlar doğurmuştur. Her ne kadar çalışma hayatının yasal çerçevesi, 1936 yılında 3008 sayılı İş Kanunu ile çizilmiş olsa da Türkiye çalışma hayatının kurumsallaşması açısından dünyayı bir adım geriden takip etmiştir. Burada vurgulanan husus; çalışma hayatının örgütlü döneminin yani Çalışma Bakanlığının ancak 1945 yılında kurulabilmiş olmasıdır. Savaş sonrası oluşan konjonktürde Türkiye, Çalışma Bakanlığını bir ihtiyacın karşılığında 1945 yılında kurmuştur. Bakanlığın kurulmasının temel felsefesi, kuruluş kanununda da açıkça belirtildiği gibi işçilerin çalışma hayatındaki hak ve hürriyetlerini sağlayabilmektir. Bu felsefenin geniş kısmının gelişmiş Avrupa ülkelerinden alınan model çerçevesinde oluşturulmasına rağmen ön planda milli menfaatler yer almıştır. Dolayısıyla kuruluş felsefesinin emek ve sermayenin uyumlu iş birliğine dayanan niteliği Türkiye'nin milli, ekonomik ve sosyal bünyesinden beslenmiştir. Türk çalışma hayatının örgütlenme sürecinde, Çalışma Bakanlığı kadar Bakanlık bünyesinden kurulan İşçi Sigortaları İdaresi ve İş ve İşçi Bulma Kurumu da önemli halkalardır. Bu halkalar, Bakanlığın çalışma hayatındaki arabulucu rolünü, sosyal güvenlik ve yardım politikaları temelinde güçlendirmiştir. Kurumsal anlamda yaşanan bu olumlu gelişmelere rağmen çalışanların örgütlenme hakları, işçi ve işveren ilişkilerinin uyumlu motifi; toplu iş sözleşmeleri ve işçi hareketlerinin doğup gelişebilme süreci sancılıdır. Çalışma Bakanlığının üstlendiği görev ve sorumlulukların ne derece başarıya ulaştığını değerlendirebilmek için çalışma hayatının niceliksel ve nitelik bakımından analizinin yapılması gerekmektedir. Bu noktada analizin; mevcut iş kolları ve çalışan işçi sayısı, işçilerin yaşamlarının maddi idame aracı ücretler, birçok çağın sosyal hastalığı işsizlik, işçi sigortaları, iş uyuşmazlıkları ve uyuşmazlıkların çözüm usulü, iş kazaları, meslek hastalıkları gibi birçok unsuru ele alarak yapmak yerinde olacaktır. Tüm bu unsurlar, 1945-1983 yılları arasında, çalışma hayatının analiz edilmesine yardımcı olacak ve bu noktada Bakanlığın yol gösterici, arabulucu, yapıcı bir rol kazanıp kazanmadığının anlaşılması sağlanacaktır. Çalışma Bakanlığının kuruluşuyla başlayan örgütlenmiş Türk çalışma hayatı, uluslararası alanda nihai statüsünü 1945 yılında Uluslararası Çalışma Örgütüne (ILO) üyelikle kazanmıştır. ILO'ya üyelik, çalışma şartlarının iyileştirilmesi ve sosyal kalkınmanın sağlanabilmesi adına Çalışma Bakanlığını fonksiyonel olarak daha aktif konuma getirmiştir. Bakanlık, 1945-1983 yılları arasında birçok ILO sözleşmesini onaylayarak Türk çalışma hayatına daha modern bir form kazandırmıştır. Dolayısıyla 1945 yılı, Türkiye'nin hem ulusal hem uluslararası alanda örgütlendiği yıl olması bakımından önemlidir. İnsan emeğinin daha verimli hale getirilmesi ve çalışanın hem maddi hem de manevi açıdan refaha ulaşması dolayısıyla da çalışma barışının sağlanması bakımından üstlendiği görev ve sorumluluklar ile Çalışma Bakanlığı, 1983 yılında Sosyal Güvenlik Bakanlığı ile birleşme kararı alıncaya kadar, çalışma hayatının karar verme açısından tek otoritesi, Türk ekonomisinin kalkınmasında ise ilgili bakanlık ve kuruluşlar ile ortak rol sahibi olmuştur.