Koroner arter cerrahisinde greft olarak radial arter kullanılması: radial arter atherosklerozu ve ön kolda kompansatuvar mekanizma
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2003
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: KAYA KAAN
Danışman: ATİLLA ARAL
Özet:7. ÖZET Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi Ana Bilim Dalı'nda Mayıs 1999 - Mayıs 2001 tarihleri arasında greftlerinden bir tanesi non-dominant koldan çıkarılacak radial arter olacak şekilde izole koroner arter cerrahisi uygulanacak olan 108 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastalar operasyon öncesinde modifiye Ailen testi ve dijital pulse-oksimetri ile değerlendirildi. Çıkarılan RA'ler greft olarak kullanıldıktan sonra artan kısımlarından arter biyopsi spesimenleri alındı ve atheroskleroz yönünden histopatolojik incelemeye tabi tutuldu. RA çıkarıldıktan sonra ön kolun arteriyel beslenmesinde ulnar arterin kompansasyon yeteneğini belirleyebilmek amacıyla çalışmaya katılan 108 hasta arasından randomize olarak seçilen 31 hastaya preoperatif ve postoperatif ön kol arteriyel renkli Doppler ultrasound uygulandı. 108 RA spesimeninin 32'sinde (%29.6) çeşitli derecelerde atheroskleroza rastlandı. 76 RA spesimeninde (%70.4) atheroskleroz görülmedi. 30 RA spesimeninde (%27.7) grade 1 ; ve 2 RA spesimeninde ise (%1.8) grade 2 atheroskleroz tespit edildi. Hiperkolesterolemi (odds ratio=3.8; %95 confidence interval, 1.2-12.1) ve periferik arteriyel hastalık (odds ratio=3.0; %95 confidence interval, 1.0- 8.9) preoperatif dönemde RA'de atheroskleroz gelişmesi için risk faktörü olarak tespit edilirken diyabet, hipertansiyon, obezite, yaş, cinsiyet ve sigara kullanımının RA atherosklerozu için risk oluşturmadığı tespit edildi. Toplam 22 erkek (%71) ve 9 kadın (%29) olmak üzere yaş ortalamaları 51.0±8.9 olan 31 hastanın ön kol arterleri renkli Doppler ultrasound ile değerlendirildi. Preoperatif değerlendirmede hastaların aynı kolundaki UA kesit alanı RA kesit alanından anlamlı şekilde büyüktü (UA kesit alanı: 5.3±0.8 mm2, RA kesit alanı: 4.8 mm2±1.15). Postoperatif UA kesit alanı preoperatif dönem ile karşılaştırıldığında anlamlı şekilde artmış hesaplandı. Postoperatif dönemde 50UA kan akımı preoperatif UA+RA toplam kan akımından daha azdı ancak hiçbir hastada ön kolda iskemik semptom ve bulgu gelişmedi. UA postoperatif maksimum sistolik kan akım hızı preoperatif dönemdeki değerine göre anlamlı şekilde artmış tespit edildi. Bununla bağlantılı preoperatif 60.4±1 1 ml.dk"1 olan UA debisi postoperatif dönemde 105±14 ml.dk"1 olacak şekilde anlamlı olarak arttı. Koroner arter cerrahisinde greft olarak kullanılan RA greftlerinde çıkarılma anında %29.6 oranında atheroskleroz görülse de bunun büyük çoğunluğu başlangıç lezyonu seviyesindedir. Bu lezyonların uzun dönemde greft açıklığına ne şekilde etki edeceği bilinmemektedir. Bu nedenle daha uzun vadeli histopatolojik, klinik ve anjiografik karşılaştırmalı çalışmalar gerekmektedir. Radial arter çıkarılan hastalarda ulnar arter akımı kompansatuvar olarak artmakta, bu artışı arter kesit alanı, maksimum kan akım hızı, diyastolik hızlarda istatistiksel olarak anlamlı artış ile sağlamaktadır. Preoperatif Ailen testi ve dijital pulse-oksimetri ile değerlendirerek seçilen vakalarda RA çıkarıldıktan sonra ön kolda klinik önem oluşturabilecek iskemik komplikasyonlar gelişmemektedir. Radial arter; çıkarıldığı kolda herhangi bir iskemik değişikliğe sebep olmadan kullanılabilecek, ancak preoperatif dönemde İMA'lara göre atheroskleroz oranı belirgin yüksek olan, kendi özellikleri nedeni ile dikkatle çıkarılması gereken bir greft olarak karşımıza çıkmaktadır. 51