İşveren ve işveren vekilinin iş kazasından doğan cezai sorumluluğu


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2015

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ÇAĞLA ERDOĞAN

Danışman: GAYE BAYCIK

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İşverenin iş sağlığı güvenliği önlemlerini almakla yükümlüdür. İşveren, yükümlülüklerini yerine getirirken yetkilerini işveren vekillerine devredebilir, ayrıca mevzuat gereği iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırması gerekir. Bu kişilerin iş sağlığı güvenliği alanındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi sebebiyle meydana gelen ölüm ve yaralama neticeleri bakımından cezai sorumluluğu doğacaktır.Türk Ceza Kanununda tüzel kişilerin cezai sorumluluğu kabul edilmediği için ceza yaptırımının muhatabı, gerçek kişi işveren ve işveren vekilleri olacaktır. Cezai sorumluluğun belirlenmesinde üçlü iş ilişkileri de önem taşıyacak; tarafların iş sağlığı ve güvenliği yükümlülüklerinin belirlenmesi gerekecektir. İşveren vekillerinin sorumluluğunun belirlenmesinde, kişinin ilgili görevi yerine getirme yeterliliği ve kendisine verilen görevin gereğine uygun yetkilerle donatılıp donatılmadığı araştırılmalıdır. İş güvenliği profesyonelleri bakımından, mevzuattan kaynaklanan yükümlülüklerinin yanında işveren tarafından verilen yetki ve sorumluluklar irdelenmelidir. Faillerin kusurluluklarının belirlenmesi bakımından fail öngörülebilir neticeyi öngörmemişse taksirle hareket ettiği sonucuna varılacaktır. Netice fail tarafından öngörülmüşse ancak failin neticenin gerçekleşmeyeceğine dair objektif koşullarla desteklenebilir bir inancı varsa bilinçli taksirle hareket ettiği anlaşılır. Failin neticeyi öngörmesi iş güvenliği profesyonellerinin faaliyetleri, iş teftişi sırasındaki uyarılar, hatta sözlü birtakım uyarılarla gerçekleşebilir. Failin öngördüğü neticeye kayıtsız kalarak davranışlarını sürdürmesi durumunda olası kast vardır. İş kazalarında suçun basit taksirle mi bilinçli taksirle mi yoksa olası kastla mı işlendiği her somut olayda araştırılmalıdır.Ceza Türk Ceza Kanununun genel hükümlerine göre belirlenir. Bu noktada davaya katılma ve bilirkişi raporları önemlidir. Cezanın belirli sınırların altında kaldığı durumlarda, hapis cezanın ertelenmesi, seçenek yaptırımlara çevrilmesi, hükmün açıklamasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Cezalara ilişkin hükümler gelecekteki iş kazalarının önlenmesi amacına her zaman hizmet etmeyebileceği için bu alanda birtakım değişikliklere gidilmesi uygun olabilir.