XIII. yüzyıldan günümüze Eskişehir yöresinde Tatarlar


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2011

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: CEMİLE ŞAHİN

Danışman: ÜÇLER BULDUK

Özet:

ÖZET Kullanıldığı zamana ve mekâna göre değerlendirilmesi gereken Tatar adı, Ta-tarların menşei meselesi ve Moğol-Tatar ayrımı gibi noktalar, üzerinde çok tartışılan ve ortak görüşe varılamayan önemli konulardan biridir. Türk ve Moğol tarihinin ke-siştiği yerlerde mahiyetleri tam olarak bilinemeyen Tatarların ortaya çıkması, Tatar-ların etnik menşeinin ve Türk tarihindeki rollerinin başlı başına bir mesele olarak tartışılmasına neden olmuştur. Türkler ve Moğollar iki farklı kavim olmakla birlikte, tarih boyunca Moğolların en fazla karışıp kaynaştıkları millet Türkler olup, Türk ve Moğol topluluklarının çok uzun yıllar devam eden birliktelikleri sonucunda Moğol kabileleri, XIII. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, bir İslamlaşma ve Türkleşme sürecine girmişlerdir. Moğol-lar’ın XIII. yüzyıldaki istilaları sırasında Anadolu’ya gelen ve Tatar diye adlandırılan Doğu Türkleri ile tamamen Türkleşmiş olan bu Moğol toplulukları, çoğunlukla Eski-şehir bölgesinin de dâhil olduğu Orta Anadolu bölgesine yerleşmeyi tercih etmişler-dir. XIII. yüzyıldan itibaren özellikle Orta Anadolu’da yerleşen, Tatar diye adlandı-rılan ve tamamen Türkleşmiş olan Moğol topluluklarının yerleştikleri yerler arasında bulunan Eskişehir yöresine Tatarların yerleşimi sadece bu dönemle sınırlı kalmamış-tır. Geniş ve verimli boş arazilere sahip olması, sahip olduğu ulaşım olanakları nede-niyle, Anadolu Selçuklu Devleti’nin kuruluşundan itibaren, Türkler tarafından ideal bir yerleşim bölgesi olarak seçilen Eskişehir ve çevresi, Osmanlı dönemi de dâhil olmak üzere uzun yıllar boyunca bu özelliğini korumuştur. XVI. yüzyıldan itibaren Kırım ve Kafkasya bölgesinde Rusların güçlenmeye ve etkili olmaya başlaması ile birlikte bu bölgelerden ve Osmanlı Devleti’nin kaybettiği topraklardan Anadolu’ya yönelik olarak yapılan göçlerde de Eskişehir yöresi göç-menlerin yerleştirildiği önemli merkezlerden biri olmuştur. Eskişehir’e yerleştirilen bu göçmenler arasında Tatarlar önemli bir yer tutmaktadır. Eskişehir yöresine yerleş-tirilen ve ilk dönemlerde çeşitli sıkıntılarla karşılaşan Tatarlar, yabancılık, yokluk ve çaresizlik içerisinde yurt tutmaya çalışmışlar ve genelde yerleştikleri köylerin ilk kurucuları olmuşlardır. Orta Anadolu’nun önemli bir ticaret merkezi olan Eskişe-hir’de Tatarlar, nüfusun büyük bir yüzdesini oluşturmakta olup Eskişehir, köyleri ve şehir merkezi ile en fazla Tatar muhacirin bulunduğu ilimizdir. Kırım, Kafkasya ve Rumeli’den getirdikleri âdetleri uzun süre devam ettiren Tatarlar, çalışkanlıklarıyla da yaşadıkları çevreye örnek olmuşlardır. Göçler sonucunda Eskişehir’in nüfusu önemli ölçüde arttığı gibi, sosyal, kültürel ve ekonomik açıdan da büyük bir canlan-ma yaşanmıştır. ABSTRACT The topics like Tatar name, that should be considered in the case of the time and the place in which it is used, the matter of Tatar’s racial origin and difference between of Mongol and Tatar are important subjects mostly argued; but those cannot be reached a consensus. At the intersection points of Turk and Mongol history, the arising of Tatars, of which natures cannot be known accurately, caused Tatars’ racial origin and their roles in Turk history to be argued as a problem. Although Turks and Mongols are two different societies, Turks had been the nation with whom Mongols most-widely mixed. At the end of their societies’ togetherness, that had continued for many years, since the middle of thirteenth century, Mongol clans began to be Muslim and Turkizied. The Orient Turks, named Tatar, who came to Anatolia during Mongol invasions in thirteenth century and the Mongol societies all of whom had been Turkizied preferred to settle mostly in Central Anatolia including EskiĢehir region. Settlement of those societies, named Tatar, and Turkizied Mongols, in EskiĢehir region since the thirteenth century had not been limited to this time period only. Because EskiĢehir and its area had wide and efficient waste space, it had been chosen by Turks as an ideal residential area since the founding of the state of Anatolian Seljuks. And also EskiĢehir kept this character along many years including the period of Ottoman Empire. Since the sixtennth century, because the Russians began to get stronger and be effective in the region of Crimean and Caucasian, there had been emigrations from these regions to Anatolia. Nonetheless, from the area, in where the Ottoman Empire lost its territory, there had been emigrations to Anatolia also. EskiĢehir had been one of the important centers during these emigrations. There are many Tatars among those emigrants, who were settled in EskiĢehir. Tatars were down in the dumps early. They tried to have a country in the position of foreigness, want and poverty in general, they became the first founders of the areas that they had settled. Ġn EskiĢehir, being an important trade center of central Anatolia, Tatars were the great majority of the population. EskiĢehir, with its center and villages, is a city of us in which the most Crimean Tatar lives. Tatars had lived their figures, which they had brought from Crimean and Dobruca for a long time. They also examplified their sorroundings with their assiduity. As a result of emigrations, EskiĢehir’s population rised to a large extent and also its social and culturel life awaked greatly.