Broiler sürülerde İnfeksiyöz Bursal Hastalığında uygulanan immunkompleks aşının etkinliğinin izlenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, VETERİNERLİK MİKROBİYOLOJİSİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: AKIN ÜNAL

Danışman: Hakan Yardımcı

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

İnfeksiyöz Bursal Hastalık (IBD), Gumboro hastalığı olarak da bilinen oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Broiler, yumurtacı ve damızlık tavuklarda bağışıklık sistemini baskılayan ve bursa Fabricius'ta lezyonlara sebep olan ayrıca ekonomik olarak da önemli viral bir hastalıktır. Günümüzde hastalığa karşı canlı aşılar (mild, intermediate, intermediate plus ya da hot), inaktif aşılar, rekombinant vektör aşılar, subunit ve immunkompleks aşılar kullanılmaktadır. Bu aşıların etkinlikleri hastalık kontrolü üzerinde oldukça etkili olmaktadır. Bu çalışmada IBD'ye karşı immunkompleks aşıyla aşılanan broiler hayvanların kuluçkahanelerde aşılama kontrolleri yapılarak farklı haftalardaki antikor düzeylerinin serolojik yanıta etkisinin karşılaştırılması yapıldı. Bu tez çalışması kapsamında 10 farklı kümesten 28.günde organ numunelerinin boyutları bursametre ile ağırlıkları ise hassas terazi ile ölçülerek vücut ağırlığına oranlandı. Kümeslerden 1.gün, aşılamadan sonraki 21.gün ve kesim aşamasında 23'er adet olmak üzere toplam 690 adet kan serumundaki antikor seviyeleri ELISA ile aşılamadan sonraki 7, 14, 21, 28, 35 gün sonra ve kesim aşamasında 5'er adet olmak üzere toplam 300'er adet bursa Fabricius ve dalak numunesi RT-qPCR ile analiz edildi. Ayrıca laboratuvar çalışmaları sonunda ortaya çıkan tüm bulgular sürülerin broiler besi performans bulgularıyla karşılaştırıldı. Aşılamadan sonraki 28.günde bursametreyle ölçülen bursa Fabricius numunelerinin ortalama skorları kümesler arasında 5 ile 6,2 arasında değişti. Bursa Fabricius ağırlıklarının vücut ağırlıklarına oranı ortalamaları kümesler arasında 0,13 ila 0,2 arasında dalak ağırlıklarının vücut ağırlıklarına oranının ortalamaları kümesler arasında 0,04 ila 0,07 arasında değiştiği bulundu. Kümesler arasında ölüm oranları %3,6 ile %8,9 arasında EPEF indeksleri ise 348 ile 413 arasında değişti. Kümesler arasında IBD'ye karşı maternal antikor titrelerinin 5600 ile 10350 arasında değiştiği bulundu. Aşılamadan sonraki 21. günde IBD antikor titreleri 95 ile 1003 arasında değişti. Kesim aşamasından önce alınan kan serumlarında ise IBD antikor titrelerinin 4091 ile 9370 arasında değiştiği görüldü. RT-qPCR analizi sonrasında aşılamadan sonraki 7.günde hiçbir kümeste bursa Fabricius'ta aşı suşu saptanamazken dalak numunelerinde ise 10 adet kümesin 4 adetinin tamamında %20 oranında, aşılamadan sonraki 14.günde bursa Fabricius'ta 10 adetin kümesin sadece 1 adetinde %20 oranında; dalak numunelerinde tüm kümeslerde %60 ila %80 arasında değişen oranda, aşılamadan sonraki 21.günde bursa Fabricius'ta tüm kümeslerde %20 ile %40 arasında değişen oranda; dalak numunelerinde de tüm kümeslerde %60 ile %80 oranında değişen oranda aşılamadan sonraki 28.günde bursa Fabricius numuneleri tüm kümeslerde %20 ile %80 arasında değişen oranda; dalak numunelerinde de tüm kümeslerde %80 ila %100 arasında aşılamadan sonraki 35.günde bursa Fabricius numuneleri 10 adet kümesin tamamında %40 ile %100 arasında; dalak numunelerinde 10 adet kümesin tamamında %20 ile %40 arasında değişen oranda ve son olarak kesim aşamasında bursa Fabricius numunelerinde tüm kümeslerde %80 ve %100 arasında aşı suşu saptanırken, dalak numunelerinde 10 adet kümesin 6 adetinde %20 ile %60 arasında değişen oranda aşı suşu saptandı. Sonuç olarak farklı düzeylerdeki maternal antikor seviyelerinin aşı suşlarının organlardaki dağılımını etkilediği görüldü. Ayrıca immunkompleks aşıların izlenmesinde moleküler analizlerin etkin şekilde kullanılabileceği düşünüldü. Bu çalışmayla birlikte immunkompleks aşı suşlarının organ dağılımları yaşlara bağlı olarak ortaya koyulmuş ve aşının mekanizmasının anlaşılmasında kanatlı endüstrisine katkı sağlamıştır