Benign hematolojik hastalık tanısı ile hematopoietik kök hücre transplantasyonu uygulanan çocuk olgularda atg ilişkili serum hastalığı


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2014

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BANU KATLAN

Danışman: DİLBER TALİA İLERİ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Benign Hematolojik Hastalık Tanısı ile Allojenik HKHN uygulanan çocuk olgularda ATG tedavisi ilişkili Serum hastalığı Giriş, Gerekçe ve Amaç: Hemaptopoietik kök hücre nakli birçok malign ve benign hematolojik hastalığın tedavisinde küratif amaçla uygulanan bir tedavi seçeneğidir. Antitimosit globulin (ATG) preparatları HKHN uygulanan olgularda graft rejeksiyonu ve graft versus host hastalığı insidansının azaltmak amacı ile hazırlama rejim tedavisinde artan sıklıkta kullanılmakta olan poliklonal yapıda bir antikordur. Artan sıklıkta kullanılması infüzyon sırasında gelişebilen alerjik reaksiyonlar, ateş, karaciğer yetmezliği, solunum sıkıntısı gibi etkileri yanısıra hematolojik toksisite, artmış enfeksiyon riski ve serum hastalığı gibi ATG tedavisi yan etkilerini de artırmaktadır. Bu yan etkilerin en önemlililerinden biri serum hastalığıdır. Serum hastalığı solid organ nakillerinde %1.5-15.9; hematolojik hastalıklarda %2.6-100 arasında değişen sıklıklarda bildirilmektedir. Buna rağmen en sık kullanım alanlarından bir diğeri olan HKHN olgularında ATG yan etkisi olarak serum hastalığı bildirilen sınırlı sayıda çalışma bulunmakta ve bu çalışmalarda serum hastalığı sıklık, risk faktörleri ve klinik özelliklerine değinilmemektedir. Biz bu çalışmada HKHN uyguladığımız çocuk olgularda ATG yan etkisi olarak karşımıza çıkabilen bir durum olan serum hastalığı prevelansını, hastalığın risk faktörlerini, klinik bulgularını değerlendirmeyi ve ayrıca serum hastalığının HKHN olgularındaki klinik önemine dikkat çekmeyi amaçladık. Materyal ve Method: 1999-2014 yılları arasında, Ankara Üniversitesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Ana Bilim Dalı tarafından, benign hematolojik hastalık tanısı ile HKHN uygulanan ve hazırlama rejiminde ATG tedavisi yeralan toplam 71 çocuk olguda serum hastalığı prevelansı; risk faktörleri; klinik ve laboratuvar özellikleri, retrospektif olarak değerlendirildi. Bulgular: Çalışmamıza dahil edilen 71 olgunun 16'sında (%22.5) ATG başlangıcından ortalama 15.2 + 5.2 gün (7–24 gün) sonrasında serum hastalığı gelişti. Serum hastalığı gelişen 11 olguda kullanılan ATG preparatı ATG-F iken, üç olguda Lenfoglobulin, iki olguda Timoglobulin preparatları kullanılmıştı. lışmamızda Timoglobulin ve Lenfoglobulin preparatlarında serum hastalığı riskinin, ATG-F'ye kıyasla anlamlı derecede yüksek olduğu saptandı. Serum hastalığı gelişim ile olguların yaş, cinsiyet ve primer tanıları arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Olgularda lenfosit engraftman zamanı ile serum hastalığı gelişimi arasında güçlü bir ilişki olduğu görüldü. Serum hastalığı gelişen olgularda lenfosit engraftmanı daha erken gerçekleşti. Ancak myeloid ve trombosit engraftmanı ile serum hastalığı gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. İlginç olarak serum hastalığı gelişen olgularda akut GVHH'nin daha sık görüldüğü saptandı. Ancak serum hastalığı gelişimi ile Hiperakut GVHH, Engraftman Sendromu gelişimi arasında anlamlı ilişki saptanmadı. Serum hastalığı klinik bulguları ateş (87.5), myalji (%87.5), artralji (%75), artrit (%37.5), cilt lezyonları (%40), abdominal ve gastrointestinal semptomlar (%25), nörolojik sistem (%25), nefrolojik sistem (%12.5) ve solunum sistemi semptomları (%12.5) idi. Hiçbir olguda lenfoadenopati ve kardiyovasküler sistem semptoları gelişmedi. Tedavide IV metil prednizolon (%98), parasetamol (%98) ve antihistaminik tedavi uygulandı. Serum hastalığı geliştiği dönemde ağır nötropenik ve ciddi immünsupresif olan 14 olguya enfeksiyöz etkenler dışlanana kadar, ikili IV antibiyotik tedavisi başlandı. Sonuç: Bu çalışma HKHN olgularında ATG ilişkili serum hastalığı prevelansı, risk faktörleri, klinik ve laboratuvar özelliklerini değerlendiren ilk çalışmadır. Her ne kadar serum hastalığı oldukça iyi prognozlu ve genellikle kendi kendini sınırlayan bir klinik tablo olsada, HKHN olgularında ayırıcı tanısında yeralan hastalıklar göz önüne alındığında oldukça önemli bir yere sahiptir. Çünkü HKHN uygulanan olgularda GVHH, Engraftman Sendromu ve enfeksiyon bulguları ile serum hastalığı bulguları oldukça benzerdir. Hematopoietik kök hücre nakli uygulanan olgularda ayrımın yapılabilmesi morbiditenin azaltılmasına katkıda bulunmaktadır. Yapılan bu değerlendirmenin HKHN olgularında serum hastalığı gelişim sıklığı, risk faktörleri ve klinik özelliklerine dikkat çekeceği ve bu alanda farkındalığı artıracağı düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Hematopoietik Kök Hücre Nakli, Antitimosit Globulin, Serum hastalığı