Türkiye`de kooperatifçiliğin finansal sorunları ve çözüm önerileri-Pankobirlik örnek çalışması


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İŞLETME ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2000

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: HATİCE PELİN KONAK

Danışman: YALÇIN KARATEPE

Özet:

ÖZET "Kişilerin ortak ekonomik, sosyal ve kültürel gereksinim ve özlemlerini müştereken sahip olunan ve demokratik kurallarla yönetilen bir işletme vasıtası ile karşılamak için gönüllü olarak oluşturdukları özerk bir örgüt" olarak tanımlanabilen kooperatifler kar amacından çok sosyal amacı gerçekleştirmeye yönelik faaliyette bulunurlar. Ortaklarına ucuz mal ve hizmet temin etmenin yanısıra ürünlerin piyasada en iyi koşullarda değerlendirilmesini ve en uygun fiyatlarla satılmasını sağlayan kooperatifler ilk defa 1863 yılında Memleket Sandıkları adıyla kurulmuştur. Ancak Mithat Paşa'mn öncülüğünde başlayan kooperatifçilik hareketinin bugünkü şekliyle ülkemizdeki tarihçesini Cumhuriyet dönemi itibariyle başlatmak mümkündür. Tarihteki gelişim sürecine bakıldığında Türkiye'de kooperatifçiliğin pek fazla gelişme kaydedemediği görülmektedir. Bunun asıl nedeni ise ülkemizde kooperatifçilikle ilgili temel sorunların dahi hala çözülmemiş olmasıdır. Finansman, üst örgütlenme, mevzuat, denetim ve eğitim sorunları olmak üzere beş bölüme ayrılan bu temel sorunlar çözülmedikçe dünyadaki kooperatifçilik alanında kaydedilen gelişmelere ulaşılamayacaktır. Finansmanın bir kısmını özkaynaklardan, büyük bir bölümünü de yabancı kaynaklardan sağlayan kooperatifler kaynak yetersizliği içindedir. Ortaklarının düşük gelir sahibi kişiler olması, yasayla ortaklık payı tavanına sınır getirilmesi, sınır getirilmemiş olsa dahi ortakların bu miktarı ödeyecek güçte olmaması nedeniyle özkaynakları sınırlı olan kooperatifler aynı zamanda yetersiz özkaynakları nedeniyle bankalardan ya da diğer 176kuruluşlardan kolaylıkla kredi temin edememektedir. Finansman sorununun temelini oluşturan bu unsurların yeterli düzeye getirilmesi için en iyi yol kooperatiflerin kendi fînansal kuruluşlarını oluşturmalarıdır. Diğer bir deyişle finansmanına ve yönetimine kooperatif ve üst kuruluşların egemen olacağı bir Kooperatifler Bankası kurulmalıdır. Gerek uluslararası ilişkilerde gerekse yurtiçi piyasalarda etkinliği arttırmak için kooperatifler üst örgütlerini kurmalı ve birim olarak gerçekleştiremedikleri tüm faaliyetleri karşılıklı yardım ve destekle yerine getirmelidirler. Bunun dışında kooperatif ortaklarına, yöneticilere ya da kooperatiflerle ilgili görevlilere gerekli eğitim verilmeli, teoriden çok uygulamaya yönelik eğitim programları hazırlanmalıdır. Kooperatifçilikle ilgili kamu kuruluşları arasındaki koordinasyon eksikliği nedeniyle ortaya çıkan çelişkilerin giderilmesi için Kooperatifler Bakanlığı kurulmalı, kooperatiflerle ilgili düzenlenen dört ayrı yasa yerine günün koşullarına uygun, kooperatifçilik hareketinin demokratikleşmesini sağlayan tek bir çerçeve yasa çıkarılmalıdır. Devlet tüm bu sorunların çözümünde kooperatiflere gerekli yardımı yapmalı, özellikle kuruluş dönemlerinde fînansal destek vermeli ancak gelişme aşamasında bu desteği çekmelidir. Özellikle kooperatiflerin yönetimine karışmamalı, demokratik yapılarına zarar vermemelidir. Ayrıca bir KİT olan Türkiye Şeker Fabrikaları A.Ş özelleştirilmeli ve 27 pancar kooperatifinin üst kuruluşu ve 3 özel şeker fabrikasının sahibi olan (Amasya, Konya, Kayseri) Pankobirlik'e devredilmelidir. 177