Kamu yönetiminde idari kapasite Türkiye'den bulgular


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2023

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELMAS YELKESEN

Danışman: Barış Övgün

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı idari kapasite kavramının ilk ortaya çıktığından itibaren geçirdiği evrimi göstermektir. Bu amaca ulaşmak için metin analizi ve politika transferi yöntemine başvurulmaktadır. Tezde kavramın anlaşılması için politika transferinin unsuru olan oyuncular aracılığıyla bir araştırma yapılmaktadır. Üç bölüm olarak kurgulanan tezin ilk bölümünde kavramsal çerçeve, ikinci bölümde uluslararası örgütler ve üçüncü bölümde ise Türkiye örneği üzerinden idari kapasite kavramı incelenmektedir. Kavramsal boyutları-bürokratik özerklik, bürokratik kapasite, devletin yönetim biçimi, idari reform ve kaynak yönetimi olarak- çıkarılan idari kapasite kavramı, literatürde kapasite geliştirme, politika kapasitesi ve devlet kapasitesi gibi farklı ancak iç içe geçmiş kavramlarla bir arada kullanılmaktadır. Kavram teorik gelişim sürecinde üç farklı anlama karşılık gelmektedir. Bunlar sırasıyla, idari faaliyet; kamu politikası belirleyici ve uygulayıcı olma ve performans ölçütü olmadır. İdari kapasite, BM bünyesinde «teknik ve idari yardım» ile başlayarak yerini «sürdürülebilir kalkınma amaçları için kapasite geliştirme» ye bırakmaktadır. Dünya Bankası ve IMF kavramı kırılgan ve çatışma sonrası devletler için geçerli olacak şekilde devlet inşası odağında kullanmaktadır. AB üyelik koşulu olarak sunduğu idari kapasite kavramında farklı ülke grupları için farklı pozisyon almakta, üyelik sonrası süreç için de kavramın geçerli olduğunu vurgulamaktadır. OECD, AB ile ortak politikalar izlemektedir. Türkiye'de kavram, AB'ye adaylık sürecinde bir reform gerekliliği olarak idari kapasitenin güçlendirilmesi üzerinden kurgulandı. Kavramın kamu yönetimine yansıması üç süreçle gerçekleşmektedir. Bunlar, idarenin geliştirilmesi, AB'ye üyelik koşulu ve BM etkisiyle sürdürülebilir kalkınma amaçlarının gerçekleştirilmesidir. Sonuç olarak neoliberal politikalar doğrultusunda değişen devleti niteleyen idari kapasite kavramının kaynağı, az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler için bir müdahale aracı olarak kullanan uluslararası örgütlerdir. Türkiye 2000 sonrası reform sürecini uluslararası örgütler-özellikle AB'ye uyum- ile meşrulaştırmaktadır. Türkiye'de idari kapasite kavramının günümüz kamu yönetimine yansıması bir yön değişimini vurgulamaktadır. Bu yansıma idari kapasiteden çok kurumsal kapasitenin öne çıktığı, sürdürülebilir kalkınma amaçlarına yönelişi ifade etmektedir. Türkiye açısından AB adaylık sürecinde idari kapasitenin en çok üzerinde durulan boyutu kaynak yönetimiyken, 2016 sonrası süreçte BM'nin etkisi ve sürdürülebilir kalkınma amaçları için kurumsal düzeyde kapasite geliştirmeye dönüşmektedir.