Türkiye'de İslami vakıf dergiciliğinde bir dönüşüm hareketi: Yeni zemin, bilgi ve hikmet dergileri örneği
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, GAZETECİLİK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2024
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ARZU KALKAN
Danışman: Çağla Kubilay Kamiloğlu
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Bu tezin konusu Türkiye'deki İslami vakıf dergiciliğidir. Çalışma, Türkiye'de İslamcılığın "meşruiyet"ini kazanma sürecinde, İslami dergilerin yeni bir kimlik oluşturma rolüne odaklanmaktadır. Bu tezin amacı, tarihsel ve toplumsal bağlam gözetilerek İslami dergicilik alanındaki dönüşümlerin izini sürmektir. Bu çalışmanın temel sorunsalı, söz konusu dergilerin "yeni bir İslami söylem" inşa ettiği iddiasından hareketle, günümüz siyasasını nasıl etkilediği üzerinedir. Akademik literatürde İslami vakıf dergileri üzerine çalışmalar sınırlıdır. Bu nedenle çalışmada hedeflenen amaç doğrultusunda, içeriğin sistemli taranması, kategorileştirilmesi ve kategorilerin detaylı analizleri çalışmanın akademik alandaki katkısını ortaya çıkarmaktadır. Ayrıca İslamcılığın tarihsel bir dönemine ışık tutması açısından önem taşımaktadır. Klasik niteliksel tasarıma göre planlanan bu çalışmanın örneklemi Türkiye'de yayınlanan İslami vakıf dergilerinden; Yeni Zemin ile Bilgi ve Hikmet'tir. Bu dergilerin seçilmesinin nedeni, karşı hegemonik bir söylem inşa etme yöneliminde yayın ürettiği iddiasını en açık şekilde sunduklarının düşünülmesidir. Dergilerin 1993-1995 yıllarında yayınlanan tüm sayılarına ulaşılmıştır. Veri toplama tekniği olarak karşılaştırmalı biçim ve tema analizi yapılmış olup çeşitli çıkarımlarda bulunulmuştur. İslamcılığın değişen söylem diline vakıf dergilerinin katkı sunduğu iddiasından yola çıkarak, İslamcıların totaliter bir iktidar tahayyülünden, çoğulcu bir projeye geçişinin nasıl şekillendiği tartışılmıştır. Modernizmle yüzleşen ve İslam'ın temel öğretilerini farklı bir perspektiften sorgulayan İslamcıların, değişen ve dönüşen "yeni yüzü" sorgulanmaktadır. Kültürün taşıyıcıları rolüyle harekete geçen İslamcı aydınlar "ümmet" olarak barışçıl şartlarda bir arada yaşamanın mümkün projesi "Medine Vesikası"nı temel alarak çoğulcu bir görünürlük kazanmaya çalışmıştır. 1990 sonrası İslamcı hareketler "geç kalmış bir hesaplaşmayla" temelde modernizm, Kemalizm, laiklik, askeri vesayet, anayasa gibi ana konuları yeniden sorgulayarak, "kültürel kodlar" üretmiş ve yeni bir söylem dili oluşturma gayretinde olmuştur.