Lipopolisakkarit eprüvasyonu yapılan broylerlerde glutamin ve kuersetinin performans, bağırsak histomorfolojisi, antioksidan özellikleri ve immun yanıt üzerine etkileri


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, HAYVAN BESLEME VE BESLENME HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FURKAN DİLBER

Danışman: GÜLTEKİN YILDIZ

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu doktora tezinin amacı çalışmanın ilk gününden itibaren L-Gln ve/ya kuersetin içeren etlik piliç rasyonlarını tüketen ve çalışmanın 21. günde LPS eprüvasyonuna maruz bırakılan broylerlerde L-glutamin ve kuersetinin bireysel veya bir kokteyl olarak yeme ilave edilmesinin performans, bağırsak histomorfolojisi, antioksidan parametreleri ve immun yanıt üzerine etkilerinin araştırılmasıdır. Denemede bir günlük yaştaki 400 adet (Ross 308) erkek civciv 5 deneme grubuna (Kontrol, G, Q, G+Q) ve her biri 10 civcivden oluşan 10 tekrar grubuna rastgele bir şekilde dağıtılmıştır. Etlik civcivler 42 gün süre ile mısır ve soya küspesi temelli rasyonlar ile beslenmişlerdir. Deneme grupları dizaynı; K grubu, bazal rasyon (kontrol; herhangi bir katkı maddesi olmayan); G grubu (Glutamin, rasyonun %1 düzeyinde); Q grubu (Kuersetin, rasyonun %0,05 düzeyinde); G+Q grubu (Glutamin + Kuersetin, rasyonun %1 ve %0,05'i düzeyinde) olmuştur. Araştırmanın 21. ve 42. günlerinde her alt gruptan 1 adet civciv (her bir alt gruptan 21. günde 20 adet, 42. günde 10 adet) kan serumu ve ince bağırsakta yapılan çeşitli analizler yapmak amacıyla uygun metotlar ile kesilmiştir. Etlik piliç rasyonlarına L-Gln ve/ya kuersetin ilavesinin yapılması haftalık bazda uygulama grupları arasında CA ve CAA değerleri bakımından istatistiksel açıdan bir farklılığa yol açmıştır (P 0,05). Öte yandan araştırmanın 21. gününde uygulanan LPS enjeksiyonu denemenin 21-42. günleri arasında mortalite oranlarında artışa neden olmuştur. En düşük mortalite oranları G ve Q katkılarının bireysel uygulandığı gruplarda gerçekleşmiştir. L-Gln veya kuersetinin bireysel olarak veya birlikte verilmesi CAA farklı olarak sıcak karkas ağırlığı ve sıcak karkas randımanında önemli bir değişikliğe yol açmamıştır (P>0,05). Deneme sonunda iç organ ağırlıkları uygulama gruplarından veya FTS-LPS uygulamasından önemli düzeyde etkilenmemiştir (P>0,05). Denemenin 21. gününde LPS uygulamasından 4 saat sonra FTS ve LPS alt gruplarından kesilen hayvanlardan belirlenen serum IgY konsantrasyonları FTS alt grubunda uygulama gruplarından önemli düzeyde etkilenmesine rağmen, LPS alt grubunda etkilenmemiştir (P>0,05). FTS alt grubunda L-Gln ve kuersetin (G+Q) içeren yemi tüketen etlik piliçlerin IgY değeri diğer gruplardaki hayvanlardan daha düşük bulunmuştur. FTS ve LPS eprüvasyonu kan serumundaki IgY üzerinde önemli bir etkiye neden olmuştur (P=0,034). Çalışmanın 21. gününde LPS uygulamasından 4 saat sonra FTS ve LPS alt gruplarından hayvanlar kesilerek ince bağırsağın jejenum kısmında histomorfolojik ölçümler gerçekleştirilmiştir. Villus yüksekliği (enjeksiyon faktörü hariç), kript derinliği, t-muscularis kalınlığı (FTS - LPS alt grubu hariç), villus genişliği ve VY:KD L-Gln ve kuersetinin bireysel veya bir kokteyl formunda kullanımından önemli düzeyde etkilenmiştir (P<0,01). FTS ve LPS eprüvasyonu villus yüksekliği dışındaki tüm parametreler üzerinde önemli bir etkiye neden olmuştur (P<0,01). Karaciğer doku ekstraktlarında ve kan serumunda antioksidan parametrelerine (SOD, MDA, GSH-Px, T-AOC) uygulama gruplarının ve FTS-LPS enjeksiyonlarının etkisi bağlamında, FTS-LPS enjeksiyon uygulamasında GSH-Px ile T-AOC aktivitesi hariç, diğer tüm parametreler L-Gln ve/ya kuersetinden etkilenmiştir (P<0,05). Deneme gruplarında besleme ile FTS-LPS enjeksiyon etkileşim etkisi de istatistiksel açıdan anlamlı farklılık oluşturmuştur (P<0,001). Sonuç olarak; bu çalışmada elde edilen bulgular L-Gln ve/ya kuersetinin ayrı ayrı ya da bir kokteyl olarak kullanıldığında genel anlamda etlik piliçlerin performansında etkilere sahip oldukları görülmüştür. Ayrıca, söz konusu uygulamaların incelenen bazı metabolik veya histomorfolojik parametrelerde de önemli düzeyde farklılıklara yol açtığı saptanmıştır.