Allojenik kök hücre transplantasyonu uygulanan çocuklarda veno-okluziv hastalık gelişmesinde rol alan faktörler ve hastalık oluşmadan tanınmasını sağlayabilecek belirteçler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2005

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: FATİH MEHMET AZIK

Danışman: MEHMET ERTEM

Özet:

ÖZET Allojenik Kök Hücre Transplantasyonu Uygulanan Çocuklarda Veno-Okluzîv Hastalık Gelişmesinde Rol Alan Faktörler ve Hastalık Oluşmadan Tanınmasını Sağlayabilecek Belirteçler Hematopoetik kök hücre transplantasyonu sonrasında görülen veno-okluzif hastalığın sıklığı, mortalite oranı, daha önce tanımlanmış risk faktörleri ile ilişkisi birbiri ardısıra allojeneik HKHT yapılan hastalarda geriye yönelik olarak araştırılmıştır. Aynı hastalarda ileriye yönelik olarak kalıtımsal hiperkoagulasyon bozukluklarının VOH görülme sıklığı üzerindeki etkileri ve hastalık oluşmadan tanınmasını sağlayabilecek belirteçler (TNF-a, IL-6, IL-8 ve SEPCR) araştırılmıştır. VOH tanısı Seattle kriterlerine göre konmuştur. Elliiki hastanın dokuzunda (%17,3) VOH saptanmıştır. Üç hasta VOH nedeni ile eksitus olmuştur (Genele oranla VOH'a bağlı mortalite %5,8; VOH olanlarda mortalite oranı %33,3). Tanımlanmış olası risk faktörlerinden hazırlama rejiminde yüksek doz busulfan kullanılması, hazırlama rejimi öncesi (son iki hafta) ALT/AST ve bilirubin değerlerinin yüksek olması, daha önceden karaciğer hastalığı (derin mantar, ilaca bağlı...) olması, transplantasyon öncesi hepatit (A, B, C) ve CMV, HSV, EBV serolojisi, hazırlama rejimi öncesi son iki hafta içinde enfeksiyon öyküsü, hazırlama rejimi sırasında vankomisin veya amfoterisin B kullanımı, en son verilen yoğun kemoterapinin HKHT tarihine yakın olması, talasemi hastaları için HKHT öncesinde karaciğer biyopsisinde fibrozis olması, VOH profilaksisi için ursodeoksikolikasit veya glutamin verilmesi ile VOH sıklığı arasında ilişki olmadığı saptanmıştır. Olası risk faktörlerinden sadece GVHH profilaksisinde metotreksat kullanımının VOH sıklığını azalttığı belirlenmiştir (P=0,04). Hazırlama rejimi öncesinde kalıtımsal hiperkoagulasyon incelemelerinden Protein C eksikliği, faktör VIII ve faktör IX yüksekliği, faktör V Leiden ve protrombin G20210A mutasyonları ile VOH sıklığı arasında ilişki saptanmamıştır. HKHT öncesi sEPCR düzeyleri ile eş zamanlı bakılan TNF-a, IL-6, IL-8 düzeyleri HKHT sonrasında anlamlı değişiklik göstermediği gibi aralarında da korelasyon gösterilememiştir. Sonuç olarak; tanımlanmış risk faktörleri ve kalıtımsal hiperkoagulasyon bozuklukları ile VOH sıklığı arasında ilişki kurulamamış, daha önce bildirlenlerin aksine GVHH profilaksisinde verilen metotreksatın VOH sıklığını azalttığı saptanmıştır. Bu çalışmada sitokinlerin sEPCR üzerine etkisinin olmadığı belirlenmesine rağmen transplanta bağlı komplikasyonlarla ilişki kurarak HKHT öncesi ve sonrasında hastalarımızdan 5-7 gün aralıklarla TNF-a, IL-6 ve IL-8 ve sEPCR düzeyleri bakılmasının VOH için belirteç belirlemede daha yol gösterici olacağı kanaatindeyiz. Anahtar Sözcükler: Hematopoetik kök hücre transplantasyonu, hiperkoagülabilite, risk faktörleri, solubl endotelial protein C reseptörü, veno-okluzif hastalık 76