Yataklı arındırma merkezlerinde görev yapan sağlık personelinin kadın bağımlılara yönelik tutumu


Creative Commons License

Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sosyal Psikiyatri Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GAMZE SAÇAKLI

Danışman: Deniz Odabaş

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Madde kullanımı ve bağımlılığı sorunu ülkemizde ve dünyada yenilerde yaşanan bir sorun değildir hatta bu sorunun insanlık tarihi kadar eski olduğunu söylenebilir. Kişi, bir nedenle madde kullanmaya yönelmiştir. Kadınların madde kullanımı başlamaları, madde kullanımını sürdürmeleri ve tedaviye başvurmaları farklılık gösterdikleri iyi bilinmektedir. Örneğin kadınların partnerlerinin madde kullanması durumunda ilk kez uyuşturucu denemeleri daha olasıdır. Ancak bunun aksine, erkekler daha çok akran çevresinde madde kullanımının varlığında uyuşturucuyu denedikleri bilinmektedir. Kadınlar genellikle erkeklere göre daha erken daha sık madde kullanmaya başlarlar. Madde kullanımını sürdürmek için farklı nedenler belirtirler. Erkeklere göre daha erken tedaviye başvurular. Kadınlar da ayrıca komorbid psikiyatrik bozuklukların (örn. depresyon ve anksiyete) prevalansı erkeklerden daha yüksek olma eğilimindedir. Mesleklere göre stigma değerlendirmesi yapıldığında, hemşirelerin en yüksek olumsuz tutum puanına; sosyal çalışmacıların en yüksek olumlu tutum puanına; psikologların ise en düşük olumsuz tutum puanına sahip oldukları görülmüştür. Bununla ilgili, araştırmanın dikkat çekici bir sonucu, psikologların %82,8'inin hizmet içi eğitim almış olması ve %69'unun ise bağımlılık alanında kendi isteği ile eğitim almış ve/veya araştırma yürütmüş olmasıdır. Elde edilen sonuçlara göre, bağımlılıkla mücadelenin temel taşı olan sağlık çalışanları eğitimler ve motive edici uygulamalar ile desteklenmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Özellikle bağımlılık merkezinde çalışma süresi arttıkça, bağımlı hastalara karşı olumsuz tutuma sahip olmanın da artması bu gerekliliği güçlendirmektedir.