Videonun Biyografisi: Değişen Seyircilik Pratikleri ve Türkiye'de Video


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ASLI GÖN

Danışman: Semire Ruken Öztürk

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

"Videonun Biyografisi: Değişen Seyircilik Pratikleri ve Türkiye'de Video" başlıklı bu çalışmanın amacı 1980'lerde yaygın olarak kullanılan analog videoyu, bu medyum etrafında ortaya çıkan seyircilik pratiklerini ve alternatif gösterim ve seyir mekânlarını incelemektir. Araştırmada kullanılan veriler öncelikli olarak efemera, gazete ve dergilerin taranması ve ayrıca sınırlı sayıda yapılan yarı yapılandırılmış görüşmeler sonucunda elde edilmiştir. Çalışma videonun teknolojik bir cihazdan medyuma dönüşümünü, değişen seyircilik pratiklerini ve Türkiye'de videoya ilişkin söylemleri, pratikleri ve mekânları inceleyen üç bölümden oluşmaktadır. Video 1970'lerin sonlarından 1990'lara kadar yaygın şekilde kullanıldığı ve VCD, DVD ve dijital platformlardan çok daha önce seyircilerin filmlerle kurduğu ilişkiyi, film izleme pratiklerini ve mekânlarını değiştirdiği için daha ayrıntılı incelemeyi hak eden önemli fiziksel bir medyumdur. Videoya hazırlıksız yakalanan Türkiye'de on yıldan daha uzun bir süre hâkim seyircilik biçimiyle çatışan, gündelik hayat pratikleriyle etkileşime giren, seyirciliği merkezsizleştiren, yapım ve dağıtım ağını değiştiren, yeni film kategorileri, beğeni ve alışkanlıklar üreten video aslında günümüzde kanıksanan pek çok film izleme pratiğinin de öncülüdür. 1980'lerde Türkiye'de video seyirciliği politik, ekonomik ve kültürel açıdan cihazın mülkiyeti ya da estetik ve sanatsal kriterler öne sürülerek dışlayıcı söylemlerle inşa edilmiştir. Oysa video modüler olduğu için onu kontrol etmek de zordur. Evlerde, taşıtlarda veya birahane, kahvehane ve çay bahçesi gibi umuma açık alanlarda videoda film izlendiğinde özgün seyir mekânları ve yeni seyircilik pratikleri ile birlikte yeni beğeni formasyonları ve parçalanmış bir film kültürü ortaya çıkar; filmlerin zamansallığı, onlara atfedilen değer ve inanç değişir.