Eşleri alkol bağımlısı olan kadınların tükenmişlik düzeyi ve cinsiyet rollerinin evlilikle ilişkisi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2015
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: NAZAN KIVANÇ
Danışman: İNCİ İLHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Eşleri Alkol Bağımlısı Olan Kadınların Tükenmişlik Düzeyi ve Cinsiyet Rollerinin Evlilikle İlişkisi Amaç: Bu araştırma, alkol bağımlısı erkeklerin eşlerinde tükenmişlik düzeyi ve cinsiyet rollerinin evlilik uyumu ile olan ilişkisini incelemek amacıyla yapılmıştır. Ayrıca evlilik uyumunun yaş, eğitim durumu, gelir düzeyi, evlilik şekli, evlilik süresi, kocası tarafından baskı/şiddet görme ve çocuk sayısına göre farklılık gösterip göstermediği araştırılmıştır. Yöntem: Araştırmanın örneklemini 33 alkol bağımlısı erkek hastanın eşleri oluşturmuş. Eşlere araştırmacı tarafından düzenlenmiş sosyodemografik veri formu ve Evlilik Uyum Ölçeği, Maslach Tükenmişlik Ölçeği, Bem Cinsiyet Rolleri Ölçeği Kısa Formu ve Beck Depresyon Envanteri uygulanmıştır. Sonuçlar, korelasyon analizi, Student's t test ve regresyon analizi ile değerlendirilmiştir. Bulgular: Araştırmanın sonucuna göre alkol bağımlısı hastaların eşlerinde çok değişkenli analizde evlilik süresi, Duygusal Tükenmişlik puanı ve Erkeksilik puanının evlilik uyumu ile ilişkili olduğu gösterilmiştir. Duygusal tükenmişlik ve on yıl ve üstü evlilik süresi evlilik uyumunu azaltırken, 'erkeksi' cinsiyet rolü evlilik uyumunu arttıran bir değişkendir. Ayrıca, eşlerin depresyon düzeyi ve çocuk sayısı arttıkça da evlilik uyumu azalmakta olup düşük sosyoekonomik durum ve artmış çocuk sayısı depresyon ile ilişkili bulunmuştur. Tükenmişlik belirtileri gösteren eşlerde depresif belirtiler de daha fazla görülmektedir. Tartışma: Elde edilen bulgulara göre eşlerde görülen depresyon ve tükenmişlik, eş tedavisini de gündeme getirmektedir. Eşlerde daha tükenmişlik veya depresif belirtiler ortaya çıkmadan ve evlilikleri olumsuz yönde etkilenmeden eşlere yönelik psikososyal müdahaleler profilaktik olarak başlanabilir. Alkole bağımlı bir kişinin varlığı ile birlikte evlilik içinde beklenen rollerde farklılıklar, değişiklikler ortaya çıkmakta olup evlilik içinde yeniden yapılanma meydana geliyor olabilir. Ailenin korunmasından, çocuklara ilişkin sorumluluk ve ödevlere kadar, kısacası sistemin devamını sağlamaya yönelik birçok ödev alkol bağımlısı eşe devredilmiş olabilir. Yani kadın eş evlilikte erkekten beklenen rolleri üstlenerek evliliğin sürdürümünde belirleyici bir rol oynuyor olabilir. Genel olarak, alkol kullanım problemi olan bireyin tedavisinde aileyi de tedavi sürecine katmak önemli olup ailelere yönelik uygulanan psikososyal müdahaleler önemli ve etkili olmaktadır. Aile müdahalesi uygulaması sonucu eşlerin yaşadıkları güçlüklerin azaldığı ve stresle olumlu baş edebildikleri, aile işlevlerinde olumlu değişiklikler olduğu, evlilik uyumlarının arttığı, hastaların ilaç tedavisine ve kontrol randevularına uyumlarının arttığı, tekrar hastaneye yatışların azaldığı çalışmalarda saptanmıştır.