Sürekli ayaktan periton diyalizi uygulanan hastalarda peritonit sıklığını etkileyen faktörler


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, NEFROLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 1998

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: GÖKHAN NERGİZOĞLU

Danışman: KENAN ATEŞ

Özet:

ÖZET Sürekli ayaktan periton diyalizi (SAPD) son dönem böbrek yetmezlikli hastaların tedavisinde yaygın olarak kullanılan bir renal replasman tedavi yöntemidir. Yaklaşık 20 yıllık deneyimlere ve teknolojik gelişmelere rağmen, peritonit hala SAPD'nin en önemli komplikasyonlarından biri olmaya devam etmektedir. Bu çalışmada, peritonit sıklığını etkileyen faktörlerin irdelenmesi amacıyla 1985- 1996 yıllan arasında ünitemizde SAPD tedavisi uygulanan 76'sı erkek ve 54'ü kadın toplam 130 hastaya ait bilgiler retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaya, kullanılan diyaliz malzemesine ve diyaliz uygulamasına, SAPD komplikasyonlarına, bazı medikasyonlara, biyokimyasal ve immünolojik incelemelere ve diyaliz yeterliliği ve beslenme durumunun kinetik göstergelerine ait çok sayıda faktörün peritonit sıklığı üzerine etkisi incelendi. Hastalarda 2034.5 SAPD ayında toplam 269 peritonit atağı gözlendi ve hasta başına peritonit sıklığı 1.59 atak/yıl bulundu. Pearson ve Spearman korelasyon katsayıları kullanılarak yapılan univaryant analizde; hastaya ait faktörlerden eğitim düzeyi, KBY süresi, önceki hemodiyaliz tedavisi ve hemodiyaliz süresi, önceki böbrek transplantasyonu ve greftin fonksiyonel olma süresi, nazal stafllokok taşıyıcılığı, fokal infeksiyon odağı varlığı; diyaliz malzemesine ve diyaliz uygulamasına ait faktörlerden SAPD yılı, SAPD süresi, katater tipi, kateter sayısı, kateter yerleştirme yöntemi, subkutan tünelin yönelimi, bağlantı sistemi, yerleştirme öncesi antibiyotik profîlaksisi, rutin SAPD uygulamasına başlamadan önce bir deneme-eğitim sürecinin varlığı; SAPD komplikasyonlarmdan erken ve geç dönem drenaj yetersizlikleri, diyalizat sızıntısı, kaf çıkması ve kateter çıkış yeri infeksiyonu; medikasyonlardan eritropoetin ve aktif D vitamini kullanımı ve transfüzyon 58gereksinimi; biyokimyasal incelemelerden diyaliz öncesi BUN, kreatinin, albümin düzeyleri ile diyaliz sonrası ortalama BUN, albümin, total protein, inorganik fosfor ve hematokrit düzeyleri; diyaliz yeterliliği göstergelerinden peritoneal dengelenme testinden elde edilen D/Pkrea ve D4/D0glu oranlan ile peritonit sıklığı arasında anlamlı ilişkiler saptandı. Univaryant analizde anlamlı bulunan değişkenlerin etkisinin bağımsız olup olmadığını test etmek için stepwise multipl lineer regresyon analizi kullanılarak yapılan multivaryant analizde; bu değişkenlerden sadece bağlantı sistemi, kateter sayısı, kaf çıkması, diyaliz öncesi ve sonrası BUN düzeyi, deneme-eğitim sürecinin varlığı ve SAPD süresinin peritonit sıklığını bağımsız olarak etkilediği gözlendi. Hemen hemen tüm hastaların disconnect bağlantı sistemi kullandığı günümüzde; özellikle diyalize zamanında başlanması, iyi bir hasta eğitimi, kompiikasyonlarm erken tanı ve tedavisi ve yeterli beslenme sağlanması peritonit sıklığının azalmasına önemli katkılar sağlayacaktır. 59