Yapay zekânın hukukî statüsü ve hukukî sorumluluğu
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, ÖZEL HUKUK ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ERDEM DOĞAN
Danışman: Leyla Müjde Kurt
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Yapay zekâya hukukî kişilik tanınması konusu özünde, o varlığa pozitif hukuk karşısında bir dizi hak ve buna bağlı yükümlülükler tanınmasını ifade etmektedir. İnsan olmayan varlıklara kişilik tanınmasına yönelik bir hukuk politikası oluşturulması ve bu hukuk politikasının normatif bir düzenlemeye dönüştürülmesi sürecinde hangi ölçütlerin aranması gerektiğine ilişkin özellikle bilişim hukuku öğretisi ve uygulamanın yanıtlaması gereken bazı temel sorular bulunmaktadır. Bir varlığa kişilik tanınıp tanınamayacağı sorununun çözümünde başlangıç noktası, kişilik kavramının anlamının, kapsamının ve hukukî niteliğinin belirlenmesidir. İkinci aşama ise, kendisine kişilik hakkı tanınması öngörülen varlığın, kişiliği varoluşsal bir yapı olarak gören maddi yaklaşım ile bir varlığa hukukun ve toplumun kişilik atfedip atfetmemesini esas alan şekli yaklaşım çerçevesinde bir değerlendirme sürecine tabi tutulmasıdır. Dar ya da zayıf yapay zekâ olarak tanımlanan sınırlı bir faaliyet alanı ve otonomi özelliğine sahip sistemlerin, bu niteliklerine bağlı olarak hukuk karşısında nesne olarak kabul edilmeleri gerektiği konusunda herhangi bir tereddüt bulunmamaktadır. Buna karşılık, günümüzde dijital çağın ve bilişsel bilimin ulaştığı başarı düzeyi, farklı algoritmik yapılar ve kompleks yazılımlar ile makine öğrenmesi yoluyla kendi deneyimleriyle öğrenebilen, herhangi bir dış müdahale olmadan bağımsız şekilde hareket edebilen otonom yapay zekanın geliştirilmesine de olanak tanımaktadır. Söz konusu varlıkların, kendileri için tanımlanan görevleri yerine getirmeleri sırasında aldıkları otonom kararlar ve gerçekleştirdikleri eylemler zaman zaman kişilerin malvarlığı veya şahıs varlığı değerlerine zarar vermeleri ya da bir borç ilişkisinde borca aykırılığa yol açmaları yönüyle hukukî bir sorumluluğun doğumuna neden olmaktadır. Bu itibarla, günümüzde, güçlü bir otonomi özelliği bulunan yapay zekâlı varlıklar bakımından kendine özgü bir kişilik modelinin geliştirilmesi ihtiyacı ortaya çıkmış bulunmaktadır. Dar yapay zekâ olarak ifade edilen ve otonom özelliği çok sınırlı olan sistemler bakımından gerçekleşen hukukî sorumluluk sözleşme, haksız fiil, ürün sorumluluğu ya da tüketicinin korunması hukuku çerçevesinde şekillenecektir. Sorumluluğun türü ve nitelikleri ise, yapay zekânın kullanım şekli ve yerine göre farklılık gösterecektir. Anılan yapay zekâlı varlıklar, pozitif hukuk karşısında süje değil, eşya veya ürün olarak kabul edilmelerine bağlı olarak hukukun konusu olan diğer varlıklarla aynı hükümlere tabidirler. Bu itibarla, dar yapay zekâlı varlıkların davranışları nedeniyle bir zararın ortaya çıkması durumunda hukukî sorumluluk, bu varlıklar üzerinde değil, kanunların bu varlıklar nedeniyle eylemlerine hukukî sonuç bağladığı kişiler üzerinde gerçekleşecektir. Güçlü otonomiye sahip yapay zekânın eylemleri nedeniyle doğan sorumluluk, bu varlıkların kendilerine özgü karakteristik özellikleri nedeniyle sorumluluk hukukuna ilişkin genel ilkelerle bağdaşmamaktadır. Güçlü bir otonomiye sahip bu varlıkların sebep oldukları birtakım zararların mevcut hükümlerle karşılanamaması ve kendi hukukî sorumluluklarının da bulunmaması nedeniyle anılan zararların tazmini bakımından hukukî bir boşluk oluşmaktadır. Bu nedenle, yeni nesil yapay zekâya karakteristik özelliğini kazandıran algoritmik yapı ve otonomi özelliği temel alınarak kendine özgü bir kusursuz sorumluluk türü ihdas edilmelidir. Söz konusu kusursuz sorumluluk, mevcut kusursuz sorumluluk esaslarından birine değil, "akıllı makinelerin otonom davranışlarından" kaynaklanan kusursuz sorumluluk başlığı altında kendine özgü bir sorumluluk temeline dayanmalıdır.