Schopenhauer'den Nietzsche'ye yaşamın kolektifleşmesi


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, FELSEFE ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2018

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BULUT YAVUZ

Danışman: HAMDİ BRAVO

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tezin amacı, Schopenhauer ve Nietzsche arasında bir hat çizerek, felsefe tarihindeki önemli dönüşümlerden birini göstermektir. Bu dönüşüm, felsefenin hakikat ve akla dair özgüveninin logos merkezli akılsal bakış açılarının eleştirisini içerir. Bu eleştiri yaşam için akılsal olmayanın da eş derecede gerekli olduğunu gösterir. Schopenhauer ve Nietzsche bunu hakikat ve akıldan tamamen vazgeçmeden başaran düşünürlerdir. Bu nedenle ilk bölümde, Schopenhauer temel eseri İsteme ve Tasarım Olarak Dünya üzerinden betimlenmiştir. Bu betimlemede Schopenhauer'in estetiğini politik bir alana açmamış olması politikasız bir estetik olarak işaretlenmiştir. Öbür taraftan bu betimleme aynı zamanda Nietzsche'nin kavram havuzunun Schopenhauer'deki köklerini de açığa çıkarmaktadır. İkinci bölümde ise, Nietzsche'nin erken dönem düşüncesi ele alınmıştır. Burada, mythos ve logos arasında bir fark konmuş ve felsefenin logos olarak yücelttiği şeyin, aslında mutlak ve tek bir hakikat olmadığı gösterilmiştir. Logosun da gerçekliğin üzerine giydirilmiş bir örtü, yaşama bakışın yalnızca bir veçhesi olduğu gösterilmeye çalışılmıştır. Gerçekliğin üzerine giydirilen örtünün düşsellik olduğu ve başka örtülerin varolabilmesi için mevcut örtünün her zaman simgesel değiş-tokuş işlemi ile ortadan kaldırılması gerektiği belirtilmiştir. Bu ilişkinin mythos boyutu Schopenhauer'in dehasını, Nietzsche'nin Apollon'unu içermektedir. Schopenhauer'den farklı olarak ise, simgesel değiş-tokuşun Nietzsche'deki karşılığı olan Dionysos'u karşılamaktadır. Ayrıca Nietzsche'nin esas eleştirdiği Sokratik kültür ele alınarak, onun kendisini mutlak ve tek hakikat olarak sunmasının logos olarak görüldüğü, aslında mythoslardan yalnızca birisi olduğu belirtilmiştir. Simgesel değiş-tokuş işleminin uygulaması ise, Nietzsche'nin Çağa Aykırı Bakışlar kitapları üzerinden gösterilmiştir. Bütün bunlardan, Nietzsche'nin her zaman politik bir alana açılmaya çalışan bir düşünür olduğu sonucu çıkarılmış ve buna estetik-politik denmiştir. Bu da yaşama bakışın her veçhesinin politik bir uzamı işgal ettiği ve mevcut olanın dışında kavramlar ve bakışlar üreterek toplumsala ait olanın yaratıcı ve değiştirici gücü olduğunu göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Nietzsche, Friedrich; Schopenhauer, Arthur; Düşsel; gerçek; simgesel; Apollon; Dionysos; deha; yeter sebep; kültür; yaşam; estetik; politika.