Nitrik oksitin sıçan sağ atriyumu papiller kası üzerine etkisinde protein kinazların ve potasyum kanallarının rolü


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, FARMAKOLOJİ VE KLİNİK FARMOKOLOJİ ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2004

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: MEHMET KÜRŞAT DERİCİ

Danışman: Emine Demirel Yılmaz

Özet:

84 ÖZET Nitrik Oksitin Sıçan Sağ Atriyumu Ve Sol Papiller Kası Üzerine Etkisinde Protein Kinazların ve Potasyum Kanallarının Rolü Nitrik oksit (NO), endotel hücresinden salgılanan ve hem fizyolojik hem de patolojik durumlarda kardiyak işlevlerin düzenlenmesinde rol alan önemli bir moleküldür. Ancak NO'in miyokardiyal kasılmalar üzerindeki etkileri henüz tam olarak ortaya konmamıştır. Bu çalışmanın amacı, NO'in izole sıçan sağ atriyumu ve sol ventrikül papiller kası üzerine olan etkilerini ve protein kinazların ve potasyum kanallarının bu etkiler üzerindeki olası rollerini ortaya koymaktır. Bu amaçla L-arginin (NO prekürsörü), 8-Br- cGMP (stabil cGMP analoğu), DEA-NONOATE (NO donörü), oksadiazolo kuinoksalin (ODQ, selektif guanilat siklaz inhibitörü), KT5823 (protein kinaz G inhibitörü), ve KT5720 (protein kinaz A inhibitörü) kullanılmıştır. Buna ek olarak NO'in kardiyak etkilerinde ATP-duyarlı K+ kanallarının (Katp) ve kalsiyuma bağımlı K kanallarının (KCa) rolleri, kanal blokörleri glibenklamid ve tetraetilamonyum (TEA) kullanılarak araştırılmıştır. Wistar sıçanlardan izole edilen sağ atriyum ve sol ventrikül papiller kası 37°C de Krebs solüsyonu içeren ve 5% C02 95% 02 ile gazlanan organ banyolarına asılmıştır. Kendiliğinden kasılan sağ atriyum ve dışarıdan elektriksel uyarıyla kasılan sol papiller kasların kasılmaları ve kalp hızı deney süresince kaydedilmiştir. Doku cAMP ve cGMP düzeyleri RIA metodu ile ölçülmüştür. Sonuçlar Student'ın t testi ile istatistiksel olarak değerlendirilmiştir. L-arginin (10"6 M-10"4 M) sağ atriyum tonüsünü azaltırken papiller kas kasılmaları ve kalp hızını etkilememiştir. 8-Br-cGMP (10"7M- 1(T*M) hem atriyum hem de papiller kas kasılmaların baskılamış ancak kalp ritmini etkilememiştir. DEA (10"7 M-10"4 M) papiller kas kasılmalarını etkilemezken atriyum kasılmalarını ve kalp hızını anlamlı olarak baskı lam ıştır. DEA'nın atriyum kasılmaları üzerindeki azaltıcı etkisi ODQ (1fJ5M) ve TEA (5x1 0-2 M) ile tamamen, glibenklamid (3x1 0"6 M) ile kısmen geriye çevrilebilmiş ancak KT5823 ve KT5720'den etkilenmemiştir. DEA'nın negatif kronotropik etkisi ise yanlızca süperoksit dismutaz (SOD, 25u/ml) ile anlamlı olarak geri dönmüştür. DEA (10"4 M) ile doku cGMP düzeyleri sağ atriyum ve papiller kasda anlamlı olarak yükselmiştir. Diğer yandan DEA'nın doku cAMP düzeylerine atriyumda bir etkisi olmazken papiller kasda cAMP'yi arttırdığı gözlenmiştir. Bu bulgular ekzojen NO'in atriyum kasılmaları ve sinüs ritmi üzerine depresif etkileri olduğunu, ventriküler kasılmaları ise etkilemediğini göstermiştir. DEA'nın kasılmalar üzerindeki etkisi cGMP ve potasyum kanalları ile ilişkili iken, sinüs üzerinde oksidan stres oluşturarak etki ettiği düşünülmektedir. Anahtar Kelimeler: Nitrik oksit, Kalp kasılmaları, Kalp hızı, Protein kinazlar, Potasyum Kanalları