Türkiye'de belediyelerin mali yapıları ve 1980 sonrası değişim
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, SİYASET BİLİMİ VE KAMU YÖNETİMİ ANABİLİM DALI, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 1999
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MEHMET YILDIZ
Danışman: AYŞEGÜL MENGİ
Özet:ÖZET Belediyelerin mali yapıları konusu, ülkemizde ilk belediye teşkilatının kurulduğu 1854 yılından günümüze kadar süregelen ve ülke gündemini her zaman meşgul eden önemli bir konu olmuştur. Belediyelerimizin mali yapıları, merkezi hükümetlerin yerel yönetim politikalarına paralel olarak, özellikle 1850'lerde çok partili hayata geçilmesinden sonra, sürekli farklılıklar göstermiş, bazı dönemlerde olumlu gelişmeler sağlanmışsa da, sonuçta sorun olmaya devam etmiştir. Belediyelerimizin mali yapılarının temel özelliği, özkaynakların yetersiz oluşu ve belediyelerin her zaman merkezi yönetime büyük ölçüde bağımlı olmalarıdır. Bütün Dünya'da olduğu gibi, ülkemizde de özellikle 1980'li yılların başlangıcından itibaren, yönetim anlayışlarında ve uygulamalarında önemli değişiklikler yaşanmaktadır. Bütün Dünya'ya hakim olan küreselleşme, yerelleşme ve liberalleşme rüzgarları, uzun yıllar katı bir merkeziyetçilik ve planlı ekonomiyle yönetilmiş olan ülkemizde de, yerel yönetimlerin daha güçlü, maddi olarak da daha bağımsız olması anlayışının giderek yerleşmesine neden olmuştur. Belediyelerimizin mali yapılarında, özellikle 1980 sonrası dönemde radikal değişiklikler yaşanmaya başlamıştır. Belediyelerimiz doğrudan üretim yapmak yerine, özelleştirme, yap - işlet - devret gibi yöntemlerle, hizmet dağıtımını organize etme yolunu benimsemişlerdir. Öte yandan; Dış Dünya ile olan ilişkiler büyük boyutlara ulaşmış, dış kaynaklı krediler, belediyelerimizin en önemli finansman kaynağı durumuna gelmiştir. Belediyelerimizin görev, yetki ve mali yapılarında önemli değişiklikler içeren yeniden düzenleme çalışmaları günümüzde de bütün yoğunluğu ile devam etmektedir. Görünen odur ki, önümüzdeki dönem daha özerk ve güçlü mali kaynaklara sahip belediyelerimizin, yönetime daha çok katıldığı ve söz sahibi olduğu, katılımcı demokrasinin, toplumun en alt kesimlerine kadar yayıldığı ve belediyelerin birçok hizmetin uygulayıcısı konumunda oldukları yeni bir dönem olacaktır.