Avrupa Birliği'nin ASEAN bölgesinde norm koyucu etkisi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Avrupa Birliği Ve Uluslararası Ekonomik İliş. Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2024

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: SENEM ODAMAN KÖSE

Danışman: Çınar Özen

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

AB, ekonomi politik ilişkilerde küresel düzeyde etkili bir aktördür. Kendi benimsediği norm ve değerlerin etki alanının, üye devletlerle sınırlı kalmaması ve uluslararası düzeyde etkili olması ile de normatif kural koyucu bir aktör olarak kabul edilmektedir. AB'nin "Brüksel Etkisi" olarak özetlenen ve evrensel değerler ile AB standartlarına dayanan etkisinin, küresel düzeyde görülmesinde kullanılan etkin politika araçlarından biri ortak ticaret politikasıdır. Ortak ticaret politikası, AB ile ticari ilişkiye giren tüm ülke ve bölgeleri etkiliyor olması ile normatif güç olma konusunda AB için geniş etki yaratan bir araçtır. AB'nin entegrasyon sürecinin temel taşı olan ortak ticaret politikası, zaman içinde evrilerek güçlenmiş ve AB kurumları ile AB müktesebatını da kendi dönüşümü doğrultusunda dönüştürmüştür. Önce Maastricht Antlaşması ardından ise Lizbon Antlaşması ile dönüşümün en büyük adımlarının atılması sonucu, bugün ortak ticaret politikası AB için münhasıran yetkili olduğu ve küresel düzeyde etki yaratabildiği bir ulus-üstü ortak politika alanıdır. AB'nin dönüştüğü bu süreçte, dünya da dönüşürken; iki dönüşüm süreci birbirlerini çok büyük ölçüde etkilemiştir. 1990 sonrası tek kutuplu bir hal alan dünya, önce çok taraflı olarak birbirlerine yaklaşıp, liberalize olma çabasını yoğunlaştırmıştır. Bir noktadan sonra bu eğilimden yeterli sonucu alamayan aktörler, ikili ve bölgesel ilişkileri ön plana çıkarmayı seçmiştir. Bu aktörlerin en başında da AB gelmiştir. Ticaret politikasını küresel ilişkilerinde son derece etkin bir biçimde kullanan AB, bu yeni gelişmeye ticaret anlaşmalarını geliştirerek karşılık vermiştir. Bu gelişmeler sonucunda ortaya "yeni nesil" ticaret anlaşmaları olarak tanımlanan, derin ve kapsamlı serbest ticaret anlaşmaları çıkmıştır. AB, bu tür anlaşmaları çok geniş bir coğrafyada, çok çeşitli aktörler ile imzalama yoluna gitmiştir. AB'nin ikili ilişki kurduğu coğrafyalardan biri de, uzun yıllardır işbirliği içinde olduğu Güneydoğu Asya bölgesi olmuştur. Bölge, 1967 yılında başlatılan bir girişim ile kurulan ASEAN'ı pek çok alanda işbirliği için etkin bir biçimde kullanan ve ASEAN tarafından temsili kabul eden bir bölgedir. ASEAN ile AB ilişkileri de her iki yapının kuruluşunu izleyen dönemde başlamış ve işbirliği her alanda görülmüştür. ASEAN'ın Diyalog Ortağı olarak benimsediği AB, bölge kalkınmasına sağladığı destek ile bölge ülkeleri için önemli bir aktör konumundadır. ASEAN, kendi gelişim sürecinde AB'den biraz daha farklı bir entegrasyon biçimi seçmiş ve bunu zaman içinde "ASEAN yolu" olarak tanımlamıştır. Bu yol, tarafların işbirliğine açık olduğu alanlarda ilerleme gösterilmesi, işbirliğinden kaçındıkları alanların ise ilerlemeyi durdurmasının önlenmesi şeklinde görülmüştür. Dolayısıyla yavaş da olsa süren işbirliği zemini, her daim hükümetlerarası düzeyde kalmış ve AB'den farklı bir biçimde sürmüştür. Bugün "ASEAN yolu" AB ile kurulan ticari ilişkilerde de kullanılmaktadır. İki taraf, bir ticaret anlaşması imzalamak için 2007 yılında masaya oturmuş ancak başarı sağlanamamıştır. Askıya alınan görüşmeler, hiçbir zaman bir engel olarak görülmemiş ve süreci ilerletmek için başka yollar aranmış ve AB, ASEAN üyeleri ile ikili anlaşmalar yapma yoluna gitmiştir. Singapur ve Vietnam ile tamamlanan anlaşmaları, bundan sonraki süreçte diğer müzakeresi süren anlaşmaların izlemesi beklenmektedir. AB ile ASEAN üyesi devletler arasında imzalanan anlaşmalar, dünyadaki yeni trende uygun olarak derin ve kapsamlıdır. Bugüne kadar ASEAN üzerinden kurulan ilişkilerde, bölge ülkelerini kendi norm ve değerlerine işbirliği yoluyla uyduran AB, artık ticaret anlaşmalarını da bir kanal olarak kullanabilmektedir. Anlaşmalar, ekonomik anlamda çok geniş bir alanı kapsamanın yanında, AB norm ve değerlerinin benimsenmesi taahhüdünü de içerecek şekilde dizayn edilmiştir. Bu çerçevede demokrasi ve insan haklarına ilişkin temel değerlerin kabulü başta olmak üzere, diğer değer ve standartların da kabul edilmesi anlaşmalar ile taahhüt altına alınmıştır. AB anlaşmalarda, Ticaret ve Sürdürülebilir Kalkınma başlığı ile, sürdürülebilir kalkınma ve ticaretin birbirleri için vazgeçilmez birer unsur olduğunu belirtmektedir. Bu hükümler ile sosyal politikadan çevre politikasına kadar pek çok alana ilişkin uluslararası kuralların kabulü, iç mevzuata aktarılması ve uygulanması taraflarca kabul edilmektedir. Sonuçta küresel norm koyucu bir aktör olan ve bu özelliğini Güneydoğu Asya bölgesinde de uzun dönemdir kullanan AB, ortak ticaret politikası ve bu politikanın en etkili araçlarından olan ticaret anlaşmalarını da bölge ülkelerinin şekillenmesinde etkin bir biçimde kullanmaktadır. ASEAN ile bölgesel düzeyde bir ticaret anlaşması imzalamayı hedefleyen AB'nin, bu süreçte norm koyucu aktör olma ile ticaret gücü olma nitelikleri arasında bir denge gözetmesi gerekecektir.