Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği polikliniklerine başvuran yetişkinlerin aile hekimliği uygulaması hakkında bilgi düzeyleri
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2019
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ÖZGE US
Danışman: AYŞE GÜLSEN CEYHUN PEKER
Özet:Giriş ve Amaç: Aile hekimliği kendine özgü eğitim içeriği, araştırması, kanıt temeli ve klinik uygulaması olan akademik, bilimsel bir disiplin ve birinci basamak yönelimli klinik bir uzmanlıktır. Aile hekimliği saha uygulaması ülkemizde ilk olarak 2005 yılında Düzce ilinde başlamıştır ve 2010 yılında Türkiye'nin tüm illeri aile hekimliği saha uygulamasına geçmiştir. Böylece ülkemizde bireysel koruyucu sağlık hizmeti ile birinci basamaktaki teşhis, tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin aile sağlığı merkezlerinde aile hekimleri aracılığıyla verilmesi sağlanmıştır. Bu çalışmanın amacı Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Aile Hekimliği Poliklinikleri'ne başvuran yetişkinlerin aile hekimliği uygulaması hakkındaki bilgi düzeylerini değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Tanımlayıcı tipte kesitsel bir çalışma olarak planlanan araştırmamız 5 Mart 2019-5 Mayıs 2019 tarihleri arasında AÜTF Aile Hekimliği Poliklinikleri'ne başvuran 313 gönüllü ile yürütülmüştür. Araştırma kapsamında hastalara, sosyo-demografik özelliklerini, aile hekimliği ile temaslarını, aile hekiminin görev ve yetkilerini, aile hekimine gitme ve gitmeme nedenlerini, aile hekiminden memnuniyetlerini sorgulayan 63 soruluk bir anket uygulanmıştır. Verilerin analizi "SPSS for Windows 11.5" programı kullanılarak yapılmıştır. Tanımlayıcı istatistikler dağılımı normal olan değişkenler için ortalama ± standart sapma, dağılımı normal olmayan değişkenler için medyan (minimum – maksimum), nominal değişkenler ise kişi sayısı ve yüzde (%) olarak gösterilmiştir. Anket sorularının karşılaştırılmasında "Pearson Ki –kare "/ "Fisher's exact" test kullanılmıştır. Ölçümle elde edilen verilerin karşılaştırılmasında ise "T test" / "Mann-Whitney U" testi kullanılmıştır. p < 0.05 için sonuçlar istatiksel olarak anlamlı kabul edilmiştir. Bulgular: Çalışmamıza katılanların yaş ortalaması 35,8±12,2 olarak bulunmuştur. Katılımcıların %59,7'si kadınken %40,3'ü erkek, %23,3'ü sağlık çalışanıdır. Eğitim düzeylerinin ise %30,3'ü lise ve altı %69,7'si üniversite ve üstü olduğu görülmüştür. Katılımcıların %75,4'ü aile hekimini tanıdığını, %25,9'u aile hekimlerinin iletişim bilgilerini bulundurduğunu söylerken %32,9' u son 1 yılda aile hekimine hiç başvurmadığını belirtmektedir. Çalışmamıza katılanların %23,6'sı esnek mesai uygulamasından haberdardır. Katılımcıların %22'si ASM'deki şiddet olaylarından sonra aile hekimliğinden kaydının silineceğini düşünürken, %68,4'ünün ise bu konuda bir fikri bulunmamaktadır. Katılımcılara aile hekiminin görev, sorumluluk ve yetkileri ile alakalı olarak sorulan 49 soruya verilen ortalama doğru cevap yüzdesi %44,9 olarak bulunmuştur. Ankete katılan 313 kişi arasında %22,4'ünün bağlı olduğu aile hekimine hiç gitmediği saptanmıştır. Aile hekimine gitmeme nedenleri sorgulandığında %47,1'i çalışma saatlerine uygun olmadığı için, %21,4'ü laboratuvar olanaklarının yetersiz olduğu için gitmediği görülmüştür. Gidenlerin gitme sebeplerine bakıldığında ilk sırada (%76,5) konum itibariyle yakın olduğu için tercih ettikleri saptanmıştır. Bunu küçük sağlık sorunlarına çözüm bulabilme (%71,2), reçete yazdırma (%55,1), pansuman/enjeksiyon yaptırma (%47,3) izlemektedir. Aile hekimine giden katılımcılara aile hekimliği uygulaması ile ilgili memnuniyet düzeyleri sorulmuştur. 1 ve 5 arası puan verilmesi istenmiştir. Medyan puan 4 olarak saptanmıştır. Aile hekimine başvuru sayısı ile memnuniyet düzeyi ve aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları ile alakalı sorulara verilen doğru yanıt yüzdeleri arasında istatiksel olarak anlamlı bir ilişki bulunmuştur. Sonuç: Çalışmamızın sonuçları genel olarak katılımcıların aile hekimliği uygulamasının işleyişi ve aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları hakkında yeterli bilgi sahibi olmadığını bize göstermektedir. Ülkemizde birinci basamak sağlık hizmetlerinin temel yapıtaşı olan aile hekimliğinin etkin ve doğru kullanımının sağlanması için hizmet alan halkın uygulamanın işleyişi ve özellikleri hakkında bilgi sahibi olması gereklidir. Halkımızın aile hekimliği uygulamasını daha etkin ve faydalı kullanması, büyük çoğunluğu ASM'lerde çözülebilecek olmasına rağmen aile hekimine başvurmaksızın yapılan ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşu başvurularını azaltacaktır. Bu da hem ikinci ve üçüncü basamak sağlık kuruluşlarının yoğunluğunu azaltabilir hem de sağlık giderlerini belirli oranda düşürebilir. Katılımcılar aile hekiminin verdiği koruyucu sağlık hizmetleri konusunda yeterli bilgiye sahip değildir. Nitekim hastalıkların erken teşhis ve tedavisi, geç komplikasyonların ortaya çıktığı dönemin tedavisine göre çok daha maliyet etkindir. Bu bağlamda halkımızın aile hekimliği uygulamasının işleyişi ve aile hekiminin görev, yetki ve sorumlulukları konusunda bilgilendirilmesi gerekmektedir. Bu bilgilendirilme ASM'lerde aile sağlığı elemanları ve aile hekimleri tarafından bağlı bulunan nüfusa yüz yüze bilgi verilerek yapılabilir. Aynı zamanda genel nüfusa kamu spotları, sosyal medya üzerinden tanıtıcı reklamlar, okullarda öğrencilere yapılan eğitici etkinlikler, tanıtıcı ve öğretici broşürler aracılığı ile yapılabilir. Anahtar Kelimeler: Aile hekimliği, bilgi düzeyi, memnuniyet, aile hekiminin görev ve yetkileri