Alzheimer hastalığında nöron kökenli eksozomlarda MİR-373 ve MIR-204 düzeylerinin belirlenmesi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ELİFCAN TAŞDELEN

Danışman: NÜKET KUTLAY

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Alzheimer hastalığı (AH) bilişsel kapasitede bozulma ile karakterize; hafıza, oryantasyon, dil ve akıl yürütmenin etkilendiği kronik ve ilerleyici bir durumdur. AH'nin etyopatogenezinde amiloid hipotez, kolinerjik hipotez, tau fosforilasyonu, oksidatif stres ve kalsiyum homeostazisi gibi nörobiyolojik mekanizmalar yer almaktadır. Ayrıca literatürde NLRP3 inflamazomundaki değişikliklerin de, AH'nin etyolojisinde ve progresyonunda rol oynadığı gösterilmiştir. AH'li beyin dokularında ekspresyonunun arttığı gözlenen ve NLRP3 inflamazomunun aktivasyonunda rol oynayan P2X7R'nin osteoartritli hastalarda miR-373 tarafından baskılandığı gösterilmiştir. Öte yandan AH'de yüksek ekspresyonu gözlenen başka bir NLRP3 inflamazom indükleyicisi olan TXNIP'a cevap olarak miR-204 düzeyinin arttığı görülmüştür. Primer insan adacıklarında ise miR-204, GLP-1R'nin ekspresyonunu azaltmaktadır. miR-204'ün invivo delesyonunun GLP- 1R ve insülin sekresyonunu artırarak diyabete karşı koruyucu olduğu keşfedilmiştir. AH ve diyabet arasındaki ortak patofizyolojik mekanizmalar ve NLRP3 inflamazomu ile ilişkili bildirilen bu değişikliklere dayanarak çalışmamızda 15 erken evre, 18 orta evre Alzheimer hastası ve kognitif yakınması bulunmayan 21 gönüllü bireyde elde edilen nöron kökenli serum eksozomlarında miR-373 ve miR-204'ün ekspresyon düzeyleri incelenmiştir. Araştırma sonucunda erken ve orta evre AH grubunda kontrol gruba kıyasla miR-204 ve miR-373 ekspresyonunun azalmış olduğu görülmüştür. Bu sonuçlar istatiksel olarak anlamlıdır. Daha geniş çaplı çalışmalarla desteklenmesi ve hedeflerinin net olarak belirlenmesi sonrasında, miRNA'lardaki bu ekspresyon değişiklikleri AH için biyobelirteç olma potansiyeli taşımaktadır.