HL-1 hücrelerinde demir fazlalığının T-tipiCA+2 kanal akımlarına akut ve kroniketkileri
Tezin Türü: Yüksek Lisans
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, GIDA METABOLİZMA VE KLİNİK BESLENME ANABİLİM DALI (DİSİPLİNLERARASI), Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ŞEYMA ÖZBEK
Danışman: HİLMİ BURAK KANDİLCİ
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Demir insan vücudunda en çok bulunan metaldir ve birçok fizyolojik süreçte (hemoglobin, demir içeren enzimlerin yapısında bulunur) rol oynamaktadır. Vücutta demirin absorbsiyonu, depolanması ve dağılımı sıkı kontrol altındadır. Demir homeostazının değiştiği hemokromotosiz gibi metabolik bozukluklarda fazla demir kalp gibi önemli organlarda depolanır. Bu durumda örnek olarak, demir toksisitesinin gözlendiği talasami majör hastalarında, erken dönemde atrial dilatasyon ve disfonksiyona ve daha sonrasında ise ventriküler disfonksiyona yol açtığı rapor edilmiştir. Kalpte demir fazlalığından aksiyon potansiyeli morfolojisinin etkilendiği bilinmektedir. Ancak, gelişen bu elektrofizyolojik değişikliklerin mekanizması tam olarak aydınlatılmamıştır. Kalpte T-tipi Ca+2 kanal akımlarının akut ve kronik demir yüklemesinden nasıl etkilendiği de bilinmemektedir. Bu tez çalışmasında atrial kökenli, L- ve T-tipi Ca+2 kanallarını endojen olarak eksprese HL-1 hücrelerinden tüm hücre yama kıskacı metodu kullanılarak akım kayıtları alındı. Hücrelere demir yüklemesi için in vitro koşullarda hücre dışı ortama FeCl3 eklendi ve T-tipi Ca+2 kanal kinetiklerine akut ve kronik (24-48 saat) etkisi incelendi. Elde ettiğimiz bulgulara göre 48 saat demir yüklemesi L- ve T-tipi Ca+2 kanal ekspresyonlarını değiştirmedi. Akut demir uygulaması (150 μM, 3 dk) T-tipi Ca+2 kanal akımlarını değiştirmedi. Ancak demir yüklemesi süre (24 ve 48 saat) ve konsantrasyon (300, 600 μM) bağımlı olarak aksiyon potansiyeline etkili olabilecek T-tipi Ca+2 kanal akımlarını azalttı. Bu tezden elde edilen hücresel elektrofizyolojik sonuçlar kalp gibi komplike sistemlerin demir toksisitesine verdikleri yanıtın mekanizmasının anlaşılmasına ve yeni potansiyel tedavi stratejilerinin geliştirilmesine katkı sağlayacaktır.