Annelerin psikolojik durumları ve sosyal medya kullanım özellikleri


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, ÇOCUK SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2021

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BETÜL ORHAN KILIÇ

Danışman: BETÜL ULUKOL

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Teknolojik gelişmeler sonucunda annelerin sosyal medya kullanımının artması beraberinde birçok tartışma konusunu getirmiştir. Bunlardan ilki sosyal medya platformlarının annelerin ruh sağlığını nasıl etkilediğidir. Bir grup çalışmada; sosyal medya kullanımın annelere destek olarak daha iyi hissetmesini sağladığı gösterilmiştir (Chouve Edge, 2012; Kross, Verduyn, Demiralp, 2013). Diğer taraftan bazı araştırmacılar da annelerin sosyal medya kullanımının onları olumsuz etkileyerek depresif belirti düzeyinin artışı ile ilişki olduğunu göstermiştir (Padoa ve ark., 2018; Sidani ve ark., 2020). Annelerin dijital dünyada varlığı ile birlikte gündeme gelen bir diğer durum ise "sharenting" diye bahsedilen ebeveynlerin sosyal medya platformlarında çocuklarına ait paylaşımlarıdır. Annelerin henüz söz hakkı olmayan çocuğuna ait paylaşımlarının hem niteliği hem niceliği çocuk hakları açısından sorun yaratabilmektedir. Bu araştırmada; annelerinin sosyal medya kullanım özellikleri ile sosyal medya platformlarında çocuklarına ait paylaşımlarının niteliği ve niceliğinin incelenmesi ve sosyal medya kullanım özelliklerinin psikolojik sağlamlık durumları ile ilişkisinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Araştırmaya; 2020 Nisan-2021 Ocak tarihleri arasında Başkent Üniversitesi Hastanesi çocuk polikliniğine başvuran çocukların annelerinden, İnstagram hesabı olan, hesabını @dr_anne_baba kullanıcısı tarafından takip etmemize izin veren, çocuğu 13 yaşından küçük olan ve anketi doldurmayı kabul eden 130 anne dahil edilmiştir. Araştırmaya katılmayı kabul eden anneler, sosyodemografik özellikler, sosyal medya kullanım özellikleri ve internet güvenliğine ilişkin özelliklerini değerlendirmek için bir anket formu ve depresyon düzeylerini belirlemek için Beck Depresyon Ölçeğin (BDÖ), yaşam doyum düzeylerini belirlemek için Yaşam Doyum Ölçeği (YDÖ), psikolojik sağlamlık düzeyini belirlemek için Bilişsel Üçlü Envanter (BÜE) ve narsistik kişilik özelliklerini belirlemek için Narsistik Kişilik Envanterinden (NKE) oluşan bir anket formunu online olarak doldurmuştur. Araştırmaya katılmaya kabul eden annelerin İnstagram hesabı, tarafımızca açılan "@dr_anne_baba" hesabı tarafından bir kez incelenerek annelerin İnstagram profil ve çocuklarına ait paylaşım özelliklerini içeren "İnstagram Kullanım Özelliklerine İlişkin Veri Formu" tarafımızca doldurulmuştur. Araştırmamıza dahil edilen annelerin ortalama yaşları 34,54,4 idi. Katılımcıların ilk tercih ettikleri sosyal medya platformunun İnstagram olduğu görülmüştür. Annelerin tamamının İnstagram (%100), %63,8'inin Facebook, %40,8'inin Twitter ve %6,2'sinin Snapchat (%6,2) hesabı olduğu saptanmıştır. Annelerin sosyal medya platformlarını en sık olarak iletişim (%82,3) amacıyla kullandıkları tespit edilmiştir. Annelerin ortalama 5,84,1 kez/gün ile en sık olarak ve 75,559,5 dakika/gün olarak en uzun süreli olarak İnstagram'a girdiği tespit edilmiştir. Katılımcıların İnstagram'a giriş süresi ve sıklığı ile depresif belirti düzeyi arasında pozitif yönde, yaşam doyumu ve psikolojik sağlamlık düzeyi arasında negatif yönde istatistiksel anlamlı ilişki gösterilmiştir (p<0,05). Facebook'a giriş süresi ve Twitter'a giriş sıklıkları ile yaşam doyumu düzeyi arasında negatif yönde istatistiksel anlamlı ilişki gösterilmiştir (p<0,05). Facebook'a giriş süresi ve Twitter'a giriş sıklığı ile gelecek algısı negatif yönde istatistiksel anlamlı ilişki saptanmıştır(p<0,05). Annelerin çocuklarına ait fotoğraf paylaşımları @dr_anne_baba adlı kullanıcı tarafından annelerin İnstgram profili incelenerek değerlendirilmiştir. Çocuklarına ait mahremiyet ihlal eder ve kimlik bilgileri içerir tarzda fotoğraf paylaşan annelerin bu tarz paylaşımlar yapmayanlara kıyasla depresif belirti düzeylerinin yüksek ve yaşam doyum düzeylerinin düşük olduğu gösterilmiştir (p<0,05). Annelerden takipçi sayısı fazla olanların, istatistiksel anlamlı olarak yıllık toplam ve çocuklu paylaşım sayısının daha yüksek olduğu ve bu annelerin çocuklarına ait oynarken, kimlik bilgisi içerir ve mahremiyeti ihlal eder tarzda fotoğraf paylaşma olasılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır (p<0,05). Araştırmamızda İnstagram'ı daha uzun ve daha sık kullananların depresif belirti düzeyinin daha yüksek, yaşam doyum ve psikolojik sağlamlık düzeyinin daha düşük olduğu görülmektedir. Depresif belirti düzeyi yüksek ve yaşam doyum düzeyleri daha düşük olan annelerin çocuklarına ait kimlik bilgisi içerir ve mahremiyeti ihlal eder tarzda paylaşım yapma olasılığının daha yüksek olduğu saptanmıştır. Bu durum depresif ruh haline sahip bireylerin sosyal medyayı bilinçli ve yeterli kullanma konusunda dikkatsiz davranması ile açıklanabilir. Diğer taraftan kişilerin uzun süreli ve sık olarak sosyal medya platformlarına girmesi kişinin diğer insanlarla yüz yüze iletişimini azaltarak depresyon gelişimine zemin hazırlayabilir. Benzer şekilde depresif ruh haline sahip anne, sosyal medya platformlarındaki riskleri farkedemeyebilir ve bu platformlarda çocuğuna ait paylaşımlar yaparken tedbirsizce davranabilir. Bu açıdan annenin sosyal medyayı bilinçli olarak kullanması ve anneye sosyal medya dışında da destek olabilecek ortamların geliştirilmesi önemlidir.