İn-vitro fertilizasyon hastalarında endometriyal reseptivitenin transvajinal doppler ultrasonografi ile değerlendirilmesi
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: EZGİ ANAMURLUOĞLU
Danışman: ESRA ÖZKAVUKCU
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:Amaç: Çalışmamızın amacı, in-vitro fertilizasyon- embryo transferi (İVF-ET) ve hormon replasman tedavisi- dondurulmuş çözülmüş embryo transferi (HRT-FET) döngülerinde, embriyo transferinin yapılacağı günün sabahında transvajinal US ve renkli Doppler US ile değerlendirilen endometriyal parametreleri, gebelik oranlarıyla karşılaştırarak, transvajinal US ve renkli Doppler US incelemenin endometriyal reseptiviteyi değerlendirmedeki yerini saptamaktır. Gerekçe ve yöntem: Çalışmaya, Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Üremeye Yardımcı Tedavi ve Eğitim Merkezi'nde Şubat 2015- Eylül 2015 tarihleri arasında İVF-ET veya HRT-FET döngülerine alınan ve çalışma kriterlerini karşılayan toplam 92 kadın hasta dahil edilmiştir. Embriyo transferi yapılacağı günün sabahında önce transvajinal US ile endometriyal kalınlık ölçülmüş, daha sonra "power" Doppler US ile endometriyal-subendometriyal vaskülarizasyon varlığı değerlendirilmiş ve "pulsed wave" Doppler US ile endometriyal-subendometriyal arteriyel örnekleme yapılarak Rİ, Pİ değerleri hesaplanmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 92 hastanın, embriyo transferi sonrasında 12. günde bakılan ßhCG değerlerine göre, 36'sının (%39.1) gebelik sonucu pozitif, 56'sının ise (%60.9) gebelik sonucu negatif olarak saptanmıştır. Bu 92 hasta arasında minimum endometriyum kalınlığı 5 mm, maksimum endometriyum kalınlığı 18 mm ölçülmüş ve ortalama endometriyum kalınlığı 9.7±2.3 mm olarak hesaplanmıştır. Gebelik sonucu pozitif olan hastalarda endometriyum kalınlığı minimum 6.8 mm, maksimum 13.5 mm olarak saptanmıştır. Gebelik sonucu negatif olan hastalarda ise minimum 5 mm, maksimum 18 mm ölçülmüştür. Rİ ve Pİ değerlerinin ortalaması gebelik sonucu negatif olan 56 hastada ve pozitif olan 36 hastada ayrı ayrı hesaplandığında, Rİ değeri ortalamaları sırasıyla 0.51±0.07 ve 0.51±0.06; Pİ değeri ortalamaları ise sırasıyla 0.77±0.17 ve 0.78±0.15 olarak saptanmıştır. Gebelik sonucu negatif ve pozitif olan iki grup arasında hasta yaşı, endometriyum kalınlığı, Rİ ve Pİ değerleri açısından istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Transfer edilen embriyonun taze ya da dondurulmuş-çözülmüş olma durumu ile gebelik sonucu karşılaştırıldığında, iki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptanmamıştır. Sonuç: Endometriyal reseptivite, embriyonun implantasyonu için oldukça önemli bir parametredir. Transvajinal US ve renkli Doppler US gibi kolay ulaşılabilir ve noninvazif yöntemler, İVF tedavilerinde embriyo transferi öncesinde endometriyal reseptivitenin değerlendirilmesinde önemli yer taşımaktadır. Birçok çalışmada olduğu gibi bizim çalışmamızda da, endometriyal kalınlık ya da endometriyal-subendometriyal arterlerin Doppler indeks ölçümleri ile gebelik oranları arasında anlamlı bir ilişki saptanmamıştır. Yine de, US ve Doppler US'nin endometriyal reseptiviteyi değerlendirmedeki yeri ve öneminin tam olarak anlaşılabilmesi için gelecekte daha fazla sayıda çalışmaya ihtiyaç vardır. Anahtar Kelimeler: Transvajinal ultrasonografi, transvajinal Doppler ultrasonografi, endometriyal reseptivite, in-vitro fertilizasyon-embriyo transferi, İVF-ET, hormon replasman tedavisi-dondurulmuş çözülmüş embriyo transferi, HRT-FET.