Ankilozan spondilit ve inflamatuvar bağırsak hastalığında ıl 23r, erap-1, stat3, jak-2 ve tnfrs1a gen polimorfizminin spondiloartropati gelişiminde rolü
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2013
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ORHAN KÜÇÜKŞAHİN
Danışman: AŞKIN ATEŞ
Özet:Ankilozan spondilit ve inflamatuvar bağırsak hastalığının patogenezi tam olarak bilinmemektedir. Ankilozan spondilit ile HLA-B27 ilişkisi kuvetli olmasına ragmen HLA-B27 pozitif kişilerin yanlızca yaklaşık %1-5?inde ankilozan spondilit gelişmesi nedeniyle başka genetik faktörlerin hastalık gelişiminde rolü olduğu düşünülmektedir. İnflamatuvar bağırsak hastalığının her ne kadar tamamında gösterilmese de hastalığın ortaya çıkışında genetik bir yatkınlığın olduğu artık kuvvetle kabul görmektedir. Epidemiyolojik çalışmalar ile inflamatuvar bağırsak hastalıkları olgularının birinci derece akrabalarında ülseratif kolit sıklığı %5.7-15.5, Crohn sıklığı %10.9 olarak belirlenmiştir. Genom çaplı bağlantı taramaları (GWAS) ile yapılan gen çalışmaları ve bunların meta analizlerine rağmen inflamatuvar bağırsak hastalarının genetik olarak aktarabilmesinin yolunun %80?i halen bilinmemektedir Bu çalışmanın amacı, Türk toplumunda ankilozan spondilit, enteropatik artrit ve inflamatuvar bağırsak hastalıklarında ERAP-1, IL-23R, STAT-3, JAK-2, TNFR1A gen polimorfizmlerinin sıklığında normal popülasyona göre fark olup olmadığını tespit etmek ve bu polimorfizmlerin sıklığı ile hastalık riski arasındaki ilişkinin belirlenmesinin yanı sıra hastalık seyri ve klinik parametreler üzerine olan etkisini değerlendirmektir. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkalrı Romatoloji ve Gastroenteroloji Bilim Dalları polikliniğine başvuran 520 ankilozan spondilit, 272 inflamatuvar bağırsak hastası ve 230 sağlıklı kontrol çalışmaya dahil edildi. İnflamatuvar bağırsak hastalığında ERAP-1 gen SNP?ine, ankilozan spondilitli hastalarda ERAP-1?in yanısıra IL-23R, STAT-3, JAK-2 ve TNF1RA gen SNP?lerine PCR-RFLP yöntemiyle bakıldı. Ayrıca 792 hastanın verileri incelenerek hastalık tutulumları (ekstra artriküler ve gastrointestinal sistem dışı tutulumları), hastalık aktivitesi, aldıkları tedaviler ve akut faz yanıtları (sedimentasyon ve CRP) ile bu SNP?ler arasındaki ilişkiye bakıldı. Ankilozan spondilitli, Crohn ve ülseratif kolitli hastalarda ERAP-1 gen rs 26653 polimorfizmi sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında hastalık riskini arttırdığı gösterilmiştir (sırasıyla OR = 1.97, p=0.0003, OR:2.66; P<0.001 ve OR:1.67; P=0.067). Ayrıca ankilozan spondilitli hastalarda hastalık şiddeti parametreleriyle de (BASDAİ ve BASFİ) anlamlı ilişkili olduğu gösterildi (sırasıyla r=0.829,P<0.001 ve r=0.731,P<0.001). IL-23R rs 112209032 ve JAK-2 rs 10974944 polimorfizmlerinin ise ankilozan spondilitli hastalarda sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldığında hastalık riskini anlamlı bir şekilde azaltarak koruyucu rol oynadığı gösterilmiştir (sırasıyla OR = 0.25, p=0.0001, ve OR = 0.37, p=0.0217) . Ankilozan spondilit ve kontrol grupları arasında STAT-3 ve TNFR1A gen polimorfizm sıklıkları açısından istatistiksel anlamlı farklılık saptanmadı. HLA-B27 pozitifliği ile tüm gruplarda ERAP-1 polimorfizmi arasındaki ilişkiye bakıldığında istatistiksel anlamlı bir ilişki saptanmadı. Bu çalışmadan elde ettiğimiz veriler bize Türk toplumunda IL-23R ve JAK-2 gen polimorfizmleri ankilozan spondilitte hastalık riskini azaltarak koruyucu rol oynayabileceğini, ERAP-1 gen polimorfizminin ise ankilozan spondilit ve inflamatuvar bağırsak hastalığında hastalık patogenezinden sorumlu risk faktörü olabileceğini düşündürmektedir. Ayrıca ERAP-1 gen polimorfizmi ankilozan spondilitli hastalarda hastalık şiddetiyle de ilişkili gözükmektedir. Bu gen polimorfizmlerinin ekstra artriküler, barsak dışı tutulumları ve HLA-B27 ile kayda değer ilişkisi saptanmamıştır.