Ailelerin, hekimlerin, tıp fakültesi öğrencilerinin ve hemşirelerin çocuklara yönelik disiplin yaklaşımları
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2017
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: AYNUR ISMAYILOVA
Danışman: BETÜL ULUKOL
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Bu çalışmanın amacı ailelerin, çocuk kliniğinde çocuklara hizmet veren sağlık personellerinin (araştırma görevlisi ve hemşire) ve tıp fakültesi 6. sınıf öğrencilerinin çocuklara yönelik disiplin uygulamaları konusundaki görüşleri, tutumları ve bilgi düzeylerinin yanı sıra çocuk istismarı konusundaki farkındalık düzeylerinin belirlenmesidir. YÖNTEM: Çalışma Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Sosyal Pediatri Çocuk Sağlığı İzlemi Polikliniğine başvuran 172 aile, 54 araştırma görevlisi, 80 tıp fakültesi 6. sınıf öğrencisi ve 100 hemşirelerden oluşan 4 grubun dahil edildiği kesitsel tipte tanımlayıcı bir araştırmadır. Çalışmada Morris ve Johnson tarafından geliştirilen ve araştırmacılar tarafından Türkçeye çevrilerek adapte edilen "Disiplin Standartları Anketi" kullanılmıştır. Ankette yer alan her bir uygulamanın şiddet düzeyi Charles Felzen Johnson'ın ''Diagnosisandmanagement of physicalabuse of children '' kitabındaki şiddet skorlaması tablosu baz alınarak derecelendirilmiştir. Disiplin uygulaması olarak kabul edilebilecek uygulamalar için 1 puan, daha şiddetli uygulamalar 2, 3 ve 4 puan olarak derecelendirilmiştir. Katılımcıların disiplin amacıyla kullanılabileceğini ifade ettiği uygulamaların şiddet dereceleri toplanarak "fiziksel disiplin uygulamaları (FDU) şiddet skoru" ve "duygusal/sözel disiplin uygulamaları (D/SDU) şiddet skoru" hesaplanmıştır. Katılımcıların disiplin uygulamalarının sosyo-demografik özellikleri, ekonomik düzeyleri ve geçmiş yaşam deneyimleri ile ilişkisi incelenmiştir. SONUÇ: Araştırmada gruplar arasında FDU ve D/SDU skorları arasında anlamlı fark saptanmamakla birlikte hem FDU ve hem de D/SDU skorlarının öğrencilerden yüksek olduğu, FDU skorunun ailelerde, D/SDU skorunun ise hemşirelerde en düşük değerde olduğu belirlenmiştir. Tüm katılımcılar hayatı tehdit edebilecek boyutta ciddi uygulamaların disiplin uygulaması olmadığını belirtilmiş olsa da tümü bu durum için yasal bildirimde bulunacağını ifade etmemiştir. Aile grubunda ve hemşirelerde yaş arttıkça FDU ve D/SDU skorunun daha yüksek, araştırma görevlilerinde ise daha düşük olduğu belirlenmiştir. Aile grubunda babaların eğitim düzeyi arttıkça FDU ve D/SDU skorlarının düştüğü; hemşirelerin 83 meslek yılı arttıkça FDU ve D/SDU skorunda arttığı saptanmıştır. Çocuğu olmayan ve birden fazla çocuğu olan katılımcılarda FDU ve D/SDU skoru daha yüksektir. Çocukluk çağında fiziksel cezalandırılma öyküsü olan katılımcıların FDU ve D/SDU skorlarının daha yüksek olduğu belirlenmiştir. TARTIŞMA: Araştırmada en dikkat çeken bulgular; 1-2 çocuk sahibi olan bireylerin disiplin uygulamalarının şiddet düzeyinin daha düşük olması ve babalarda eğitim düzeyi arttıkça uygulanan disiplin yöntemlerinin daha az şiddet içermesidir. Ayrıca kendi çocukluklarında fiziksel şiddetle karşılaşan katılımcıların disiplin uygulamalarının şiddet skoru daha yüksektir. Bu bilgiler çocuğa yönelik şiddetin kaynaklarını belirlemek adına anlamlıdır. Ayrıca katılımcıların büyük kısmı hayatı tehdit edebilecek boyutlarda şiddet içeren uygulamaların disiplin için uygun olmadığını belirtmekle birlikte bu durum için bildirimde bulunacağını ifade edenlerin oranı yüksek değildir. Bu sonuçlar çocukların etkili disiplini konusunda hem ailelerin hem de sağlık çalışanlarının yeterince bilgi sahibi olmadığını, şiddet içeren disiplin yöntemlerinin de kabul gördüğünü ve istismar bildiriminde yetersizlik olduğunugöstermektedir. Çocuk sağlığı ve esenliğini etkileyen istismarın önlenmesi için en önemli tedbir istismara neden olan faktörlerin ortadan kaldırılmasıdır. Araştırmada saptandığı üzere disiplin uygulaması kapsamında istismara varan davranış ve tutumların kabul ediliyor olması bazı disiplin uygulamalarının çocuk istismarı için önemli bir risk olduğunu göstermektedir. Bu bağlamda disiplin adına şiddet içeren uygulamaların önlenmesi için topluma ve çocukla çalışan profesyonellere yönelik kampanyaların yapılması, mezuniyet öncesi ve sonrası eğitim programlarında bu konulara da yer verilmesi etkili sonuçlar oluşturacaktır.