Birinci dili Türkçe ve arapça olan bireylerde snarc etkisinin incelenmesi
Tezin Türü: Doktora
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Sinir Bilimleri Anabilim Dalı, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2022
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: ELMAS GÜLCAN ATALAR
Danışman: Özgür Aydın
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:SNARC (Space Number Association of Response Code) etkisi, küçük sayıları sol uzamsal alanla, büyük sayıları sağ uzamsal alanla ilişkilendirme eğilimi olup, bu olgu, sayı işlemleme görevleri esnasında insanların adeta bir tür "zihinsel sayı doğrusu" temsiline göre değerlendirme yaptıklarına işaret eden bir bulgu olarak yorumlanmaktadır. Çalışmanın amaçlarından biri SNARC etkisinin kaynağına ilişkin Embodyment / Sensory Motor Öğrenme kuramının temel hipotezlerini test etmektir. Çalışmanın bir diğer amacı ise okuma yazma yönünün sayı-uzam ilişkileri üzerindeki etkisini incelemektir. Bu amaçla, Türkçe ve Arapça tekdilli ve ikidilli katılımcılar üzerinde, farklı uyarıcı setleri (sayı: 1, 2, 5, 8, 9; harf: A, B, L, Y, Z; yüz fotoğrafları: Mutlu, Üzgün, Nötr) kullanılarak, üç ayrı SNARC deneyi uygulanmıştır. Deneyler sırasında gözbebeği büyüklükleri ve manuel tepki süreleri ölçülmüştür. Çalışma toplam 67 katılımcı (38 E, 29 K; yaş ortalaması=34; yaş ranjı=18-62; standart sapma=12,56) üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda Türkçe Tekdilli grupta Tipik SNARC deneyinde SNARC etkisi ortaya çıkarken, Arapça Tekdilli grupta Emosyonel SNARC görevinde ters dönmüş bir SNARC etkisi gözlenmiştir. Tekdilli gruplarda gözlenen bu etkilerin, ikidilli gruplarda zayıfladığı, bazı uyarıcı koşullarında ise ortadan kalktığı gözlenmiştir. Bu bulgular, dilin SNARC olgusu üzerindeki etkisinin önemine işaret etmektedir. Gözbebeği tepkilerine ilişkin olarak tekdilli gruplarda belirgin bir şekilde dikkat sol uzamsal alana baskın olmasına karşılık, İkidilli gruplarda bu baskınlığın azaldığı ve hatta bazı deneysel koşullarda ortadan kalktığı gözlenmiştir. Bu bulgular, sağlıklı bireylerde, sol-periferal alana yönelik fizyolojik bir dikkat baskınlığı bulunsa da bu baskınlığın, ikinci bir dil edinimi gibi kültürel etkenler tarafından modüle edildiğini göstermektedir.