Foliküler paternli indetermine tiroid nodüllerinin preoperatif doğru tanısında, hücre bloğu immünsitokimyası bir çözüm olabilir Mi? Galektin-3, HBME1, CK19 ve CD56 antikorlarının kombine kullanımı
Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık
Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Cerrahi Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye
Tezin Onay Tarihi: 2021
Tezin Dili: Türkçe
Öğrenci: MERVE TURAL
Danışman: KORAY CEYHAN
Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu
Özet:AMAÇ: Tiroid nodülleri, sık görülen ve genellikle benign lezyonlardır. İnce iğne aspirasyon biyopsisi(İİAB) altın standart tanı testidir. Amacı opere olması gereken malign lezyonlarla konservatif tedavi gereken benign vakaları birbirinden ayırmaktır. İİAB sonucunda nodüllerin %20-30'unda benign-malign ayrımı yapılamamakta, indetermine nodül (Bethesda III-IV) denen bu vakalar, cerrahi sonrasında %70 benign tanı almaktadır. Son yıllarda, test performansı oldukça başarılı, ancak çoğu merkezde uygulanamayan, ticari ve pahalı moleküler testler, bunların doğru tanısında öne çıkmaktadır. Yapılan çalışmalar, bu testlerin performanslarının bahsedilen kadar yüksek olmadığını göstermektedir. İmmünhistokimyasal belirteçlerin hücre bloğu(HB) materyallerinde kullanılması, tiroid sitolojisinde önemli bir tanı potansiyeli oluşturmaktadır. Bu çalışmada Bethesda III-IV kategorilerinde geniş bir olgu serisinde, HB materyellerinde Galektin-3, HBME-1, CK19 ve CD56'dan oluşan panelin tanısal değeri ölçülmüştür. Bu çalışma alanında ilktir. Hücre bloğu immünsitokimyasının pahalı moleküler yöntemlere alternatif olup olamayacağı sorusuna yanıt aramaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: 2010-2019 yıllarında, hem AÜTF Sitopatoloji BD'nda İİAB hem de AÜTF Patoloji ABD'nda tiroidektomi materyali bulunan, HB kesitlerde immünsitokimyasal olarak Galektin-3, HBME-1, CD56, CK19 çalışılan, Bethesda III(107) ve Bethesda IV(92) tanısı almış 199 hasta çalışmaya dahil edilmiştir. Belirteçler için 0-4 arası skor verilmiş, skor≤1 negatif, skor≥2 pozitif kabul edilmiş, sonuçlar histopatolojik tanılarla karşılaştırılmış, skorlamanın maligniteleri saptamasındaki test performansı değerlendirilmiş, sensitivite, spesifite, PPD, NPD ve doğruluk oranı hesaplanmıştır. Verilerin analizi "SPSS for Windows 11,5" paket programında yapılmış, p %10 prevalanslarda, iyi bir 'Rule in' test (PPD>%40), Bethesda III'te %5-40 prevalansta, tüm vakalarda %5-30 prevalansta, iyi bir 'Rule out' testtir.(Sırasıyla NPD: %93-99, %91-98) Moleküler testler, gerekli altyapının sınırlı merkezde bulunması, panellerin tamamının ticari olması, materyallerin yurtdışına gönderilmesinin gerekmesi nedeniyle ülkemizde yapılamamaktadır. İHK ile karşılaştırıldığında, çok pahalı olan moleküler testlerin fayda/maliyet oranı düşüktür. Bütün patoloji laboratuvarlarında kolayca uygulanabilmesi, değerlendirmenin bütün patologlar tarafından yapılabilmesi, maliyetinin moleküler testlerle kıyaslandığında çok düşük olması İHK'nın en önemli avantajlarıdır. Klinik ve radyolojik veriler eşliğinde, indetermine lezyonlarda, Bethesda III'te daha belirgin olmakla üzere, İHK ve uygulanan skorlama sistemi hasta yönetiminde oldukça güçlü bir araçtır ve belirli durumlar moleküler testlere alternatif, belirli durumlarda ise moleküler testlerle kombine olarak kullanılabilir. ANAHTAR SÖZCÜKLER: Tiroid İİAB, indetermine nodül, AUS/FLUS, FN, HB, İSK