Dişil zaman algısı: Sarmal zaman


Tezin Türü: Yüksek Lisans

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, KADIN ÇALIŞMALARI VE TOPLUMSAL CİNSİYET ANABİLİM DALI, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2019

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: KASIM KESKİN

Danışman: GÜZİN EVLİYAOĞLU

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Bu tez çalışması, zaman algısına farklı bir duruşla yaklaşmaktadır. Modern dönem öncesi toplumlardaki döngüsel zaman algısıyla modern dönemde ortaya çıkan doğrusal zaman algısını birleştirmeyi hedefleyen bu çalışma, zamanın sarmal olduğunu iddia etmektedir. Arkaik toplumlarda zaman döngüsel olarak algılanmaktadır. Kitaplı dinlerin ve kapitalizmin ortaya çıkmasıyla zamana doğrusal bir özellik atfedilmiştir. Taylor ve Ford'un geliştirdiği sistemler, zamanı standartlaştırmış ve zamanın mekanikleşmesine sebep olmuştur. Kapitalist ve modern olan bu zaman anlayışı, bireyin içsel zamanını görmezden gelerek tek tip bir zaman algısı yaratmıştır. Bireyler üzerinde baskıcı ve kısıtlayıcı bir güce dönüşen kapitalist zaman, kişinin öznelliği önünde bir engel teşkil ettiğinden eril sistemin bir aracı haline gelmiştir. Doğrusal olan bu zaman anlayışını reddeden Virginia Woolf, Tezer Özlü ve Marge Piercy eserlerinde bilinç akışı tekniğini kullanmışlardır. Olaylar örgüsünün reddiyle oluşturdukları bu anlatılarda zaman, düz bir çizgi üzerinde tek yönde akmamaktadır. Onların zamanı akışkan zamandır. Okur-yazar olmayan, genç yaşta ölen kadın yazarların aksine yaş almış olan, özel alana hapsedilmiş üç görüşmeci kadının zamanı ise "vakit"tir. Onlar zamanı hâlâ doğayla beraber düşünmektedirler. Bu çalışmayı feminist yapan özellik ise, her iki grubun da ataerkil sistem tarafından ikincilleştirilerek, değersizleştirilmesidir. Eril zaman algısının dışında kalarak feminizm çatısı altında toplanmaları bu çalışmayı feminist bir çalışma yapmaktadır.