Portal hipertansiyonda ultrasonografi elastografi ile ölçülen karaciğer ve dalak sertliğinin klinik önemi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2022

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: ZEYNEP ESKALEN

Danışman: Nuray Haliloğlu

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: Kronik karaciğer parankim hastalığı olanlarda PHT varlığının ve ciddiyetinin değerlendirilmesinde, SW elastografi tekniği ile ölçülen karaciğer ve dalak parankim sertlik değerlerinin, klinik ve laboratuvar bulgular ile uyumunu ve tanıya katkısını araştırmak. Gereç ve Yöntem: Kasım 2018-Haziran 2021 tarihleri arasında abdomen US incelemesi yapılan, klinik, laboratuvar veya histopatolojik olarak ispatlanmış kronik karaciğer parankim hastalığı ve splenomegalisi olan 50 hasta değerlendirilmiştir. Sonografik incelemelerin tamamı aynı radyolog tarafından yapılmış olup SWE yöntemi ile hastaların karaciğer ve dalak parankim sertlikleri ölçülmüştür. Her hastada karaciğer ve dalak parankiminde uygun kesitlere yerleştirilen ROI ile en az 8 ölçüm yapılarak kPa cinsinden ortalama değer belirlenmiştir. Ek olarak dalağın uzunluğu ve kalınlığı olmak üzere iki boyutu ile portal ven çapı ölçülmüş, asit varlığı ve varsa miktarı değerlendirilmiştir. Hastalardaki PHT varlığını ve ciddiyetini belirleyebilmek amacıyla, hastane elektronik arşiv sisteminden karaciğer fonksiyonu hakkında bilgi veren ve US inceleme tarihine en yakın sürede alınmış kan tetkik sonuçları kaydedilmiştir. Elde edilen veriler doğrultusunda, SWE'de ölçülen karaciğer ve dalak parankim sertlik değerleri ile klinikte prognozu değerlendirilmek için yaygın olarak kullanılan Child-Pugh ve MELD skorları arasında korelasyon olup olmadığı araştırılmış; karaciğer ile dalak parankim sertlik değerleri arasındaki ilişki, dalak boyutları ile dalak parankim sertlik değerleri arasında ilişki olup olmadığı, portal ven çapı ile karaciğer ve dalak parankim sertlik değerleri arasındaki ilişki değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizlerde Spearman korelasyon testi kullanılmıştır. Bulgular: Çalışmaya dahil olan 50 hastanın 30'u (%60'ı) kadın, 20'si (%40'ı) erkekti. Hastaların yaş ortalaması 54 idi (18-79). Kronik karaciğer parankim hastalığı etiyolojisinde en sık karşılaşılan kronik viral hepatit olmakla birlikte çeşitlilik izlenmiştir. Karaciğer ile dalak sertlik değerleri arasında, Sİ ile karaciğer ve dalak sertlik değerleri arasında pozitif korelasyon saptanmıştır (p 0.05). Sonuç: US elastografi iyonizan radyasyon içermeyen, uygulanabilir ve etkin bir non-invaziv bir görüntüleme yöntemi olup kronik karaciğer parankim hastalığında SWE tekniği ile ölçülen karaciğer ve dalak sertlik değerleri, karaciğer fonksiyonunun değerlendirilmesine, prognozun ve tedavi planının belirlenmesine yardımcı olabilir. Kronik karaciğer parankim hastalarında SWE'nin kullanımının yaygınlaştırılması, standardize edilmesi ve teknik iyileştirmeler ile elastografinin US incelemenin önemli bir parçası haline geleceği düşünülmektedir. Anahtar Sözcükler: "Shear wave" elastografi, Portal hipertansiyon, Kronik karaciğer hastalığı, Child-Pugh skoru, Ultrason