Preeklampsili gebelerde diyet enflamatuar/oksidatif indeksinin maternal enflamatuar ve oksidatif parametrelerle ilişkisinin incelenmesi


Tezin Türü: Doktora

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Disiplinlerarası Gıda, Metabolizma Ve Klinik Beslenme Anabilim Dalı, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2025

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: İCLAL SENA GEZER

Danışman: Nuray Yazıhan

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Gelişmemiş ve gelişmekte olan ülkelerde, maternal ölümlerin yaklaşık %10-15'ini doğrudan preeklampsi ve eklempsiye bağlı ölümler oluşturmaktadır. Oksidatif stres ve enflamatuar yolakların preeklampsi gelişiminde etkili olduğu bilinmektedir. Bununla beraber besinler, belirli enflamatuar yanıtları değiştirebilir ve proenflamatuar sitokin üretimini ve etkisini modüle edebilir. Preeklampsi patofizyolojisinin daha kapsamlı anlaşılmasını sağlayabilemek, teşhisini ve önlenmesini kolaylaştırabilmek için preeklampsi ile ilgili metabolitleri ve metabolik yolları belirlemek önem taşımaktadır. Gerçekleştirilen tez çalışmasında, preeklampside diyet amino asit ve antioksidan alımının sistemik enflamatuar ve oksidatif süreçlere etkilerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Çalışmaya, preeklampsi tanısı almış (n=27) ve normotansif (n=57) üçüncü trimester (28 ila 40 hafta) 18-45 yaş aralığındaki gebe kadınlar dahil edilmiştir. Bu çalışma kapsamında diyet enflamatuar indeksinin maternal enflamatuar/oksidatif parametrelere etkisi incelenmiştir. Ayrıca, literatürde ilk kez preeklampsili gebelerde serum ve diyet amino asit profilleri birlikte incelenmiş ve ROC eğrisi analizleriyle preeklampsi için potansiyel risk faktörleri belirlenmiştir. Yüksek diyet inflamatuar indeksinin (E-DII) preeklampsi için bir risk faktörü olduğu saptanmış (AUC=0,848), preeklampsili gebelerde diyet antioksidan kapasitesinin (ORAC), diyet protein, bitkisel protein, diyet lifi, omega-3, omega-6, C vitamini, E vitamini, B1, B3, B6, B9 vitaminleri, demir, bakır, magnezyum, fosfor ve potasyum alımlarının anlamlı olarak düşük olduğu görülmüştür. Özellikle serumda glutamin, asparajin, fenilalanin, 3-metil histidin, sistein, treonin, valin, dallı zincirli amino asitler, elzem amino asitler, aromatik amino asitler (AUC >0,8), diyette ise arjinin, glisin, alanin, elzem olmayan amino asitler (AUC>0,7) düzeylerindeki değişimlerin risk faktörü olarak belirleyici ve bu amino asitlerin preeklampside metabolik regülasyonda önemli rol oynayabileceği gösterilmiştir. Bu doktora tezi, preeklampsi patogenezinde diyet kaynaklı inflamasyon, düşük antioksidan kapasitesi ve amino asit metabolizmasındaki bozuklukların endotel disfonksiyonu ile ilişkili potansiyel risk faktörleri olduğunu ortaya koymakta; bulgular, gebelikten itibaren beslenme temelli ve multi-omik yaklaşımların preeklampsi riskini azaltmada önemli olabileceğine işaret etmektedir.