Çocukluk çağı beyin tümörlerinin dağılımlarının ve tedavi sonuçlarının 2002 -2019 yılları arası izlemi: Tek merkez deneyimi


Tezin Türü: Tıpta Uzmanlık

Tezin Yürütüldüğü Kurum: Ankara Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Dahili Tıp Bilimleri Bölümü, Türkiye

Tezin Onay Tarihi: 2020

Tezin Dili: Türkçe

Öğrenci: BURAK EMEKLİ

Danışman: HANDAN DİNÇASLAN

Açık Arşiv Koleksiyonu: AVESİS Açık Erişim Koleksiyonu

Özet:

Amaç: 2002-2019 yılları arasında kliniğimize başvuran ve beyin tümörü nedeniyle takip edilen hastaların epidemiyolojik, klinik ve sağ kalım özelliklerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Hematoloji-Onkoloji Bilim Dalına 2002-2019 yılları arasında başvuran ve beyin tümörü tanısı alan olgular geriye dönük olarak incelendi. Bulgular: Çalışma boyunca 120 hastanın verileri değerlendirildi. Çalışma sürecinde en sık tanı alan yaş grubu 5-9 yaş arası (%34) olup ve ortalama tanı yaşı 7,9 olarak saptandı. Hasta grubumuzda erkek hakimiyeti olup hastaların % 63'ü erkek %37'si kız cinsiyete sahipti. En sık başvuru nedeni baş ağrısı (%45,8) ve bulantı-kusma (%40) olarak saptandı. En sık eşlik eden hastalık NF-1 sendromuydu ve NF-1 hastalarında çoğunlukla optik gliom geliştiği görüldü. Beyin tümörü hastalarımızda tümör hastaların %51,7'sinde infra-tentoriyal yerleşimli, %45,0'inde supra-tentoriyal yerleşimli ve % 3,3'ünde spinal yerleşimliydi. 5-9 yaş grubunda supratentoryal yerleşim hakimiyeti olup diğer yaş gruplarında infratentoryal hakimiyet vardı. Hastalarımızın %83,3'ü histopatolojik tanı alırken % 16,7'si radyolojik tanı aldı. Histopatolojik tanı alan grupta astrositik tümörler (%28,3) ve embriyonel tümörler (%25) en sık saptanan iki tümör grubu olarak belirlendi. Radyolojik tanı alan 20 hastanın ise yarısı (tüm hastaların %8,3'ü) optik gliom iken 1⁄4'ü de (tüm hastaların %4,16'sı) pons gliomu tanısı aldı. Yüzyirmi hastanın % 21,85'inde metastaz saptandı. Metastaz olan toplam 26 hastanın tamamının metastaz yeri medulla spinalis olarak saptanmış olup metastaz saptanan hastaların çoğunlukla embriyonal tümör tanısı (%38,46) ile izlenen hastalar olduğu görüldü. Hastalarımızın % 85,8'ine (%63,4'üne tam rezeksiyon, %22,5'ine kısmi rezeksiyon) cerrahi tedavi uygulandı. Hastaların %56,67'si radyoterapi ,%63,33'ü (n=76) kemoterapi aldı. Hastaların büyük kısmında (%84,2) tedaviye bağlı geçici ve/veya kalıcı yan etkiler belirlendi. En sık görülen geçici yan etki hastaların yaklaşık yarısında görülen kemik iliği supresyonu iken en sık kalıcı yan etki epilepsiydi. Medulloblastom tanılı bir hastada ise tedavi bitiminden 2 yıl sonra ikincil kanser olarak osteosarkom ortaya çıktı. Hastaların 5 ve 10 yıllık genel sağ kalımı %70,99 ve %66,28 şeklindeydi. Sadece cerrahi tedavi alanların kombine tedavi alanlara göre daha uzun sağ kalıma sahip olduğu görüldü. Sonuçlar: Santral sinir sistemi tümörleri çocukluk çağının en sık görülen solid tümörü olup kansere bağlı mortalite ve morbiditenin önemli bir sebebidir. En sık infratentoryal bölgede görülmektedir ve baş ağrısı, bulantı kusma en önemli başvuru şikayetleridir. Tedavide kemoterapi,radyoterapi ve cerrahi ile multimodal bir yaklaşım uygulanmaktadır. Anahtar Kelimeler: Merkezi sinir sistemi tümörleri, Çocukluk çağı beyin tümörleri